Angelicakaka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Evet ben size sormuştum aslında ama konu sahibi arkadaş da kardeşinin halinden çok şikayetçi olduğu için yanıt vermek istemiş anladığım kadarıyla ve de korkarım ki oyun bağımlısı gençlerin bir çoğunun durumu sizin kardeşinizinki gibi değil, daha ziyade konu sahibi arkadaşın kardeşininki gibi. Sizinkisi biraz daha istisnai bir duruma benziyor. Kendisini tekrar tebrik ediyorum. Yolu açık olsun.

Ancak oyun oynamayı takıntılı derecede seven çocukların gençlerin ve hatta yetişkinlerin çok büyük bir çoğunluğunun asla kitap okumadıklarını, zorla okutulacak olurlarsa da okuduklarından pek bir şey anlamadıklarını neredeyse kesin olarak söyleyebilirim. İlaveten var olan zeka kapasitelerinin de köreldiğini, ilgi alanlarının git gide daraldığını ve dünyalarının o oyundan ibaret olmaya başladığını söylemek de çok yanlış olmaz. Sosyalliklerini kaybettiklerini, insan ilişkilerinin bozulduğunu, son derece kötü beslenmeye başladıklarını, kilo aldıklarını, bel boyun sırt ağrısı gibi ek şikayetleri olduğunu da söylemeden geçmeyelim. İş güç ve sorumluluk sahibi olmayı bırakın öz bakım gereksinimlerini yerine getirmeyi ihmal eden insanlarla da karşılaşıyorum. O açıdan bana çok korkutucu geliyor.

E-sporcu deyimini bugün ilk defa burada duydum ancak açıkçası bana kelime anlamı olarak bile çelişkili geldi. Eski kafalılık etmek istemiyorum. Dönemin evrildiği durumu görmeyecek halde de değilim elbette ama yine de SPOR kelimesinin içinde geçtiği bir şey duyduğum zaman bana fiziksel aktivitenin içinde geçtiği bir eylem çağrıştırıyor. O yüzden elektronik ortamda yapılanı neye yarar bu hayatta zevk almaktan başka bilemedim. Hayatta her yapılan şeyin fayda sağlaması gerektiğini düşünenlerden de değilim. Sadece zevk için de bir aktivite yapılabilir, insanların deyim yerindeyse zaman öldürmeye de ihtiyaçları var elbette ama bunların kısıtlanması gerektiğini düşünüyorum yine de. Elbette herkesin kendi doğruları ve kendi bileceği iş ama bana yine de çok mantıklı gelmiyor.
Evet benim kardeşimin durumu istisnai bir durum olsa gerek. Çünkü 2 yaşında okumayı söküp 3 yaşında yazmaya başlamıştı. Şimdiye kadar binlerce kitap okumuştur ve bir çoğunu en az 5-10 kez tekrar okumuştur, çünkü yemek yerken bile kitap okuma alışkanlığı vardı. hatta kitaplara yemek ekmek kırıntısı döküyor diye kızardık yemek yerken okuma diye. Şuanki durumu ise kitabı dijitalden okumaya başladı. sevdiği kitapların pdflerini telefona indiriyor ve telefonundan okuyor. ders konusunda iyi. yüksek lisansa başvurdu işte. inşallah iyi yerlere gelecektir.

E-spor sizin için biraz yeni bir tabir ancak bu yeni nesil için hem eğlence hem kazanç kapısı. Şuanda şirketler bile E-spor turnuvaları düzenlemeye başladı. Bizim şirket geçen ay koronavirüs nedeniyle şirkete gidemediğimiz için e-spor turnuvası düzenledi. kazanana 5000 tl n11 çeki hediye etti ) Şuan bir çok oyun için profesyonel oyuncular yetiştiriliyor ve bu rakamlar çok ciddi boyutlarda. gelirleri kazançları izleyicileri çok büyük. Aslında ebeveynlerin de bu konularda araştırmalar yapıp bilgi sahibi olup çocukların oyun hastalıklarını bu yöne iterek hem profesyonel bir oyuncu yetiştirebilirler, hem de saygı ve ieltişim konusunda çocuklarını geliştirebilirler. Çünkü bu tür turnuvalarda rakibine saygı, yayında röportajda konuşma becerileri de gerekiyor. oyun oynamasına izin vererek bunları da aşılayarak terbiyeyi ve çevresiyle iletişimi kurabilen başarılı bir nesil yetiştirebilir.

Konu sahibinin konusuna çökmüş gibi olduk helal etsin konu sahibine ilk mesajımdaki gibi tavsiyem kardeşine turnuvalar izletip bu yönde önce kendi bilgi sahibi olup sonra kardeşini doğru yönlendirmesi hem kardeşi hem ailesi için iyi olacaktır.

sevgiler