kaç yaşındasın bilmiyorum ama türkiye de yaşıyorsun bunun bilincine varmak lazım sen gibi düşüncesi ile gidip felsefe okuyan arkadaşım vardı geldi 30 yaşına adam hala fatura ödeme derdinden dert yanıyor bir yere çıktığında hesap ne kadar gelecek diye korkuyor 20 yaşında arabaya biniyor kim ne derse desin türkiye gibi ülkelerde PARA daha önemlidir siz onun dışında başka bir alanı seviyorsanız hobi olarak devam edin o alanda kendinizi geliştirin o ayrı okumak ile üniversite okumak çok farklı şeyler okumak tabi ki çok güzel bir şey ama para kazanmadıktan sonra geliriniz olmadıktan sonra süründükten sonra anlamı yok 1 defa yaşayacağınız hayatı 3 5 senelik zevkleriniz için ömrünüzü çöp etmenize gerek yok yukarıda bir örnek vermişsiniz antrenörlük ve tıp demişsiniz tıp bitiren adam rahat rahat yaşarken antrenör olan insanların %90'ı ay sonu ne yiyeceğim içeceğim diye düşünüyor işte arada ki fark burada çıkıyor itibar falan da diyorsanız o işler iyi bir üniversite ile olmuyor evet doğru para ile oluyor burası 3. sınıf bir ülke burada her şey para ile oluyor basit bir örnek vereyim
Her zaman gittiğim yere geçenlerde fiat linea ile gittim normalde vale hemen gelir aracı alır abi hoşgeldin buyurun falan derdi kapıyı açardı linea ile gidince kardeşim şöyle sağa çek bekle deyip oyaladı arabayı alırken aynı şekilde bir dünya bekletti bu olay bir çok alanda geçerli kim ne derse desin ne bildiğiniz değil neye sahip olduğunuza bakarlar ve bir alanda da çok çok ilerleyemezsiniz bir yerden sonra üstünüze ekonomik yükler binince öyle yurt dışında ki gibi okuyup edip hayallerimin peşinden koşayım olayı kalmıyor.
Ve tekrar dediğim gibi türkiye gibi bir ülkede gidip su mühendisiliği okuyacağına sanayide tornacı ol kendini geliştir işini sev 10 yıl sonra emin ol çok daha iyi yerlerde çok daha rahat pozisyonlarda olursun.
Bu sizin görüşünüz elbette, saygı duyarım. Bana göre para kazanmak amacıyla bir insan üniversiteye gitmemeli ya da meslek seçmemeli. 10 bin ₺ -20 bin ₺ maaş alıp sevmediğim ya da hayalini kuramadığım bir işi ben yapamam. Benim önceliğim: kendimi mutlu hissettiğim bir yerde çorbamın kaynamasıdır. Bu belki hikâye gelebilir ama işkembeden atmıyorum. Akademisyen olma durumum var ve vazgeçtim. Belki Tanzanya'da bu mesleği yapabilirdim, mutlu da olabilirdim ama burada yapamam. Herkesin hakkında hayırlısı.