Geçmiş olsun hocam. Büyüklerde bile çok ciddi bir sağlık sorunu iken küçücük çocukların bu rahatsızlığa yakalanması daha üzücü. En azından umarım hafif bir türüdür. Bazı çok şiddetli geçiriyor bazıları da hafif nöbetler ile atlatıyor. Yengem de de var çocukluğundan beridir. Çok üzülürse yada kafasını takarsa nöbet geçiriyor. Bir kaç ayda bir oluyor mutlaka. Ama her gün düzenli ilaç içmesi gerekiyor.

Söyleyeceklerimi sakın yanlış anlamayın. Tamamen iyiliğiniz için yazıyorum.

Tabii ki özellikle bu dönem de çocuklara ilgi göstermek ve onu mutlu etmeye çalışmak hastalığın seyrini olumlu etkileyebilir. Ama onu çok sıkmadan, çevreyi tanımasına müsaade ederek, her dakika aman acıkmasın, aman üşümesin, aman hasta olmasın diye üzerine aşırı derece düşerek aslında ilerleyen dönemler de çocukların gerçek hayatla karşılaştığında psikolojilerinin bozulmasına sebep oluyor. Yeri geldiği zaman düşüp kalkacak, üstünü kirletecek, yemeğini yemeyecek. Yani çocuk olacak.

Misal yengem arkasından atmak gibi olmasın (bizim burada öyle derler) hemen muhallanır. Yani olmayacak bir şeye yada lafa hemen bozulur. Artık bir karakter halini almış bu huyu. Haliyle ister istemez öte var desen bile alınıp onu kafasına takabiliyor ve hastalanıyor. Bu alınganlığı olmasaydı belki yine de nöbet geçirecekti ama bu kadar sık olmayacaktı.

Ekstra size bir tavsiyem. Eğer ilaç veriliyorsa mutlaka yüksek dozdan aşağı düşmesi lazım. Doktor sürekli dozajı yükseltiyorsa o nöroloji doktoru değildir. Bizde senelerce yengem için kaç doktora gittik. Hepsi dozajı yükseltti. Sonunda Antalya da bir profesöre gözüktü. Profesör tam tersi yüksek dozdan düşüğe doğru giderek ilaca olan bağımlılığın ortadan kalkması lazım dedi. Şu anda yavaş yavaş dozaj azaltılıyor.