Hayatı bir bilgisayar oyunu gibi algılamak hoşuma gidiyor. Şöyle düşünün dünya gezegeninde bir hayat yaşamayı seçiyorsunuz ve burada belirli dersleriniz ve gezegenin belirli kuralları var. Bu dersleri almak deneyim kazanmak ve bazı farkındalıkları idrak etmek için belirli olaylar planlıyorsunuz. Örneğin bi evlilik yapacaksınız yada bir şirket kuracaksınız. Şirket kurup para yönetimini, insanlarla iletişimi öğreneceksiniz. Aile kurup ortak bi hayatı paylaşmayı, sevgiyi ve ebeyenlik yapmayı öğreneceksiniz diyelim.

Bunun içinde belirli şartlar hazırlıyorsunuz örneğin fakir bir baba har vurup harman savunan biri sizi daha hırslı biri yapabilir. Yada anne ile babanın iyi bir ilişkisi yoksa bu sizde sıcak bir yuva kurma özlemini arttırarak bu konuda daha çok emek vermenizi sağlayabilir. Kader dediğimiz bu hayat derslerini almak için yaptığımız seçimler olabilir.

Birini çok severiz hatta o kadar çok severiz ki kendimizi unuturuz ve bize kendi varlığımızı hatırlatmak için o hayatımızdan gider. Bu kaderdir bazı dersleri öğrenmemiz için gitmesi gerekir ama dengeyi kurup kendi varlığımızı arka plana atmadan o ilişkiyi yürütebilirsek, yani belirli konularda idrak sağlayabilsek o ayrılığı yaşamadan da yolumuza devam edebiliriz.

[QUOTE=zrfblc;1078062620]"Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık." İsra Suresi, 13

Ayette bahsedilen tam olarak budur. Ne için ne kadar çaba gösteriyoruz ?

moncen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Dınıne sadık bır musluman Islamın 5 sartından bırını asla sorgulamaz Reddetmez sorgulanması gereken İslam değıl ınsanlardır
Ayrıca inançlı biri olarak buna katılmadığımı söylemek istiyorum. Sorgulamamak kişiyi taklidi imanda bırakır tamamen otomatik bir şekilde size öğretilenleri taklit edersiniz. Sorguladıkça ve bazı konularda idrak sağladıkça tahkiki iman aşamasına geçersiniz. Buda dini, evreni, hayatı ve ön önemlisi kendi hakikatinizi daha iyi anlamanızı sağlar.