bazı yerler doğru ama çoğu yeri yanlış bir tespit.

öncelikle şunu iyi bilmek lazım. eğitimsiz, cahil olmak bir tercih değil bir sonuçtur. osmanlı imparatorluğu bu topraklarda yaşayan " halkı " bilinçli olarak cahil, eğitimsiz bırakan bi imparatorluktu. en basitinden matbaayı dahi 300 yıl geç getirdiler ki insanlar arasında " bilgi " yayılmasın diye. tüm eğitim ve bilgi saray eşrafı ve çevresinde oluşturuldu. kalan tüm kitle, milyonlarca insana düşen tek görev ekin ekmek, tarla sürmek, ürün çıkarmaktı. okuma, öğrenme, kendini geliştirme gibi kavramlardan uzak tutuldular. avrupa her konuda kendi insanlarına değer verip onların gelişimleri için uğraşırken bu imparatorluk kendi insanına kendisini bir lütuf gibi gösterip biz olmasak siz hiçsiniz düşüncesini empoze edip onları bilgisizliğin, cehaletin en derinlerine hapsetti. yüzlerce yıl bu şekilde bir cehaletin içerisinde kalan halk da yeni nesilleri eğitemedi haliyle. laleler diyorsun. hollanda'da o laleleri türlü şekle şemale sokabilecek eğitim kalitesi mevcutmuş demek ki ama osmanlı halkına bu tip bi eğitimi hiç verdi mi? bunu sormuyorsun. yani senin bakış açın da yobaz bi bakış açısı kusra bakma. suçu tek noktaya yüklersen sağdan soldan atakları yersin. bu ülkede dinin peşinde getirdiği " faiz haramdır " sözü dahi bu ülkeye neler kaybettiriyor haberin var mı? günden güne tl nin değer kaybetmesinin en büyük sorumlulularından birisidir faizin haram kılınmış olması. bu ülke insanı sırf bu yüzden kendi parasına güvenemediği için parasını kenara koymak istediğinde dolar ya da altın alır, kendi parasının değerini düşürür doları altını yükseltir. zaten cahil, eğitilmemiş bi toplumken üstüne kendi parabirimine de faiz haramdır sözü yüzünden istese dahi değer veremeyip elalemin yatırım araçlarına parasını basmak zorunda bırakılan bi toplum. çünkü kendi parasını koyarsa 2 yıl sonra koyduğu 100 lirayı 90 lira olarak geri alacak alım gücü açısından. her bölgeden köşeye sıkıştırılan insanlar ne yapabilir? bir ülkede medeniyetin gelişebilmesi için ilk öncelik devlete düşer bunu asla unutma. devlet gerçekten güçlü, halkına, insanına değer veren ve onların gelişip üretmesini isteyen bi devletse her alanda altyapı çalışmaları oluşturup geleceği şekillendirmeye çalışır. taşa betona parasını basmaz, insanına basar. yol yaptık diye övünmez, insan kazandık diye övünür. bu ülkede zengin daha da zenginleşiyorken fakir daha da fakirleşiyorsa bunun sebebini fakirlere yıkmak büyük yanlış. çünkü fakirin cebindeki 3 kuruşu dahi gözüne kestirenler, zenginlerin milyarlarca dolar vergilerini bi kalemde sıfırlayabiliyorlar. bunu sen de biliyosun. haliyle saldırman gereken kesim fakirler değil, kodomanlar ve yönetenler. onlar halkının eğitimli olmasını isterse elinden geleni yaparlar. ama halkının sırtına iş yükünü, aş yükünü, geçim yükünü bindirirse adam da başını kaldırıp 2 gün sonrasını planlayamaz hale gelir. bahsettiğin ülkelerde ortalama yaş 40 lara yakındır. burada 25-30 arası. neden? çünkü bu toplumda genç yaşta evlenilir, hayvan gibi borcun altına girilir üstüne 2 yıl geçmeden kucağa da bebe verilir. ardından bu adam sistemin çarklarından biri haline getirilip ölene dek üç kuruşa çalışır durur. oysa bu adama düzgün, kaliteli bi yaşam standartı sunulsa, düzgün eğitim verilse gidip 18-20 yaşında evlenir mi. hayır. erkenden çocuk yapar mı, hayır. üretir, araştır, okur, öğrenir ve geliştirir. yanisi, bu ülke insanına imkanlar olabildiğince az sunuluyor. aralardan sıyrılıp güzel işler başaranlar olmuyor mu elbette oluyor, çobandan sınav 1. si çıkması gibi ama bunlar uç örnekler. biz her daim istisnaları bırakıp kaideye odaklanmalıyız. genel kitle eğitimsiz, cahil. bunun temel sebepleri de taa osmanlı dönemine dayanır. sülalesinde eğitim namına bi şey görmemiş çünkü insanlar. büyük büyük dedesi de tarla sürüyormuş dedesi de, babası da. nasıl bi vizyon bekleyebilirsin böyle çocuktan.

daha konuşulacak çok şey vardır ama bu üstteki gerekçeler meramın anlaşılması için yeterli. katıldığım nokta ise bu ülke insanının rahatçılığa alışması. yatırımdan anladığı tek şey altın, döviz, arsa, ev olması. risk alamaması, özgüven sahibi olamaması. herkes garantici. bu kafa seni hep tembelliğe alıştırır. bunun temel sebeplerinden birisi de ülkeye olan güvensizlik. risk almaya bi tarafının yememesi. yani sadece tek taraflı bakmamak lazım.