Konuyu nereye açacağımı anlayamadım, o yüzden buraya açıyorum özür dilerim.



Hiç düşündünüz mü yaşayan milyonlarca insandan farkımız ne? Eğer şanslıysak gelir düzeyi yüksek bir ailede hayata merhaba diyoruz. Sonra ailemiz bize bir sesleniş biçimi seçiyor. İşte adımız da tamam! Sonrasındaysa bir dinimiz oluyor. İşte hepimiz hayata hemen hemen böyle başlıyoruz.

Okul serüvenine başlıyoruz, yıllarca okuduktan sonra bir iş bulabilmek için çabalıyoruz. Şansımız varsa günde 8 saat ve asgari ücretten biraz fazla aldığımız bir işte çalışmaya başlıyoruz. Bir yandan ailemizin beklentilerini karşılamaya çalışıyoruz. Hayatımıza biri giriyor ve evleniyoruz. Hoop beraber bir ev almak istiyoruz ve yıllarca ödeyeceğimiz bir borcun altına giriyoruz. Ne kadar yaşayacağımızı bilmeden yıllarımızı iki göz oda için ipotek ediyoruz. Sonrasında bir araba için ve bitmek bilmeyen isteklerimizin kölesi oluyoruz. Hayatımızı aslında kendimiz için değil de sahip olduğumuz maddeler için yaşamaya başlıyoruz. Satın aldığımız her bir şey için o parayı kazanmak için harcadığımız zamanı veriyoruz. Fark etmeden hayatımızı veriyoruz. Çoluk çocuk zamanla büyüyor ve torun tombalağa karışıyoruz.

Artık emekli olduk ve hayatımızın tahminen son 15-20 yılı içerisindeyiz. Nelere sahip olduğumuza şöyle bakacak olursak aslında bir iki tane daire, araba, iyi kötü üç beş lira birikimimiz olduğunu görüyoruz. Belki 5-10 tane de ülke gezip görmüşüzdür. Hayat bu mu arkadaşlar? Bizler gerçekten ne için yaşıyoruz? Sadece kendimiz için mi? Hayat denen oyun bu kadar basit mi, sadece bunlardan mı ibaret?

Türkiye'de ortalama insan ömrü 78,3 yıl. Yaklaşık 4.100 hafta. Şöyle baktığımızda gerçekten de çok değil, değil mi? Bu yazıyı şu an 30 yaşında bir insan okuyorsa yaklaşık 1.565 haftası gitmiş bile. Elinde kalan 2.535 haftanın tadını çıkar. Sadece kendiniz için değil yaşadığımız dünya için çalışın. Sadece kendinize değil sizden sonrakilere bir şey bırakın. Çok da enseyi karartmayın yahu! Hala hayattasınız ve sevdikleriniz yanında. Elinizden hiçbir şey gelmiyorsa bile iyi bir insan olun. Unutmayın Dünya'nın en güzel şeyleri bedava! Bir insanı sevmek mesela, bir yetimin başını okşamak, bir yaşlıya iyi günler teyzecim/amcacım demek, sokakta geçen rastgele birine gülümsemek, bizler için güneşle beraber kalkan temizlik görevlilerine ''Kolay gelsin ağabey'' demek. Unutmayın hayat bir anı defteri, dün yediğinizi unutabilirsiniz ama on yıl önce arkadaşınızla yaşadığınız komik bir şeyi yıllarca hatırlarsınız. Biriktirdiğimiz anılar ve keyif aldığımız anlar kadar yaşıyoruz. Bu yazıyı okuduktan hemen sonra küs olduğunuz biriyle barışın, hala söyleyebiliyorken sevdiğiniz birine onu sevdiğinizi söyleyin.
İçimden gelenleri öylece aktarmak istedim. Karmakarışık dağınık olmuş olabilir, bağışlayın. Herkese iyi akşamlar.