Bir süredir alışkanlık edindiğim ve hayatıma olumsuz katkı yapan durumu alt etmek için bir çözüm bulmam gerekiyordu. Aşabileceğimi ve kendime olan güvenimden ötürü bunu tek başıma yapabileceğime karar verdim. Açıkcası şunu fark ettim. Rahatsız olduğunuz bir konu hakkında ya da yapmak istediğiniz bir konu hakkında ne düşünüyorsanız o olmaya başlıyor. Şarkı mı söylemek istiyorsanız. Bunu gerçekten yapmak istediğiniz an evren sizi bunu olması için bir yön veriyor. Sizi kendine çekiyor o evren. Ya da tesadüfler. Tesadüf konusuna da bu evren ilkesiyle bakabiliriz mesela. Geçen sene başıma gelen şöyle bir durum var. Sevdiğim bir kızı Bartın'da bırakıp ( Kendisine hiç açılamadım bu arada) askerliğin yolunu tuttuk. Ama gitmeden önce şunu dedim. Allah'ım bir kere olsun görüpte gitseydim. Tabi ki ben bunları isterken artık askerliği yaptığım il olan İstanbul'daydım. İstanbul'da son metro'dan da inip artık taksiye bindikten sonra askeriye'ye teslim olacaktım. Ama o son metronun koridorunda onu yürürken gördüm. İnanılmaz bir duyguydu. Tabi laf atamadık orası ayrı

Aslında bu tesadüfi durum bir alışkanlığın göstergesi oldu. Kalben istemek diye bir tabir vardır bilirsiniz. Bunu yaptığınız andan itibaren istediğiniz şeyleri elde etmek kolaylaşıyor. Alışkanlığımı yenmek içinde bunu yapıyorum. Neyi yapmak istiyorsam ona bir adım atıyorum ve garip bir olaylar silsilesine giriyorum. Bu iyi birşey yapıyorsanız iyi bir silsile kötü birşey yapıyorsanız da kötü bir silsile Adamına göre bir durum anlayacağınız

Alışkanlıklar kader midir?

Bu başlığı bana yazdırmasına sebep olan Alışkanlıkların Gücü adlı kitabı şu sıralar beynime işletiyorum. Değindiği konular oldukça dikkat çekici. Hepimizin vardır alt etmek istediği bir alışkanlığı. Bu yüzden kitabı okumanızı tavsiye ederim. Ama ne olursa olsun. Hiçbir başarı adım atmadan olmuyor. Siz evet dediğiniz takdir de evren size kapıları açıyor. Kalın sağlıcakla..

Sizce de alışkanlıklar kader midir?