İktidarın yaptıkları yapmadıkları ortada ama bu tür konularda ben alakayı kuramıyorum. Binlerce kanun uygulayıcı var onlar görevlerini şu ya da bu sebepten hakkıyla yapmazlarsa direkt sorumlularken başka suçlu aramaya gerek var mı sizce. Yani ben ilk sorumluluğu görevdekilere makamdakilere işte hangilerinin yükümlülüğü varsa onlara buluyorum. Belki diyeceksin ki ayrı olarak bir eleştiri yaptığının farkındayım balık baştan kokar dersin ama bunu demekte adaleti uygulamayanların sorumluluğunu ortadan kaldırmış bahane üretmelerine destek çıkmış oluyoruz.
Hele ki ülke manyak kaynıyorken zenginlikmiş güçmüş bunların arkasına sığınmak falan boş kalıyor biraz zenginliğine güvenmeyerek fakir olup bu tür olaylarda çok görüyoruz onlara adalet işliyor mu? Kanun yasa koymakla kimse bunlara göre hareket etmiyor ki Amerika da adalet var diyorlar polislerin de tutumunu biliyoruz ama yine de önüne geçemiyorlar. Nedir yani suç işlendikten sonra da kimsenin korkusu olmadıktan sonra ceza alsa nedir. Eğitim konusu dediğin gibi çok önemli. Biraz da şuna benzeteyim hani şiddet filmleri halkı etkilemiyor diyorsunuz.
İktidarın adaleti düzgün işletmek için elinden geleni yapmaması veya adam kayırması gibi durumlarda o zaman toplumun genelinde karşılık bulmamalı. Genel bir sorunumuz öfkeli olmamız kimse zenginliğine güvenerek suç işleyemez öyle kolay mı. Bak bir konu var aramızdan birisi açmış abisini gerekirse öldürmekten bahsediyor yarın bakarsın dediğini yapar gaz verenlerde kına yakarlar. Maalesef benciliz ve bu yüzden tek bildiğimiz çözüm hatta ilk seçenek şiddete başvurmak oluyor. Suç işleyene kadar kimse yasaların varlığının farkında bile değildir.
Hocam adaletin hesabını 18 senedir iktidarda oturanlardan değil de adalet sisteminde çalışanlardan mı soracağız? O zaman bulunan doğalgazı da iktidarın enerji politikaları değil enerji sektörü çalışanları mı bulmuş oluyor. Faiz arttırmayı reddederek doları 6,85 te tutmak için bizim 40 milyar dolarımızı hiç eden merkez bankasını mı suçlayacağız ekonominin durumu için? Bu adalet sisteminde çalışanların çoğu fetö operasyonu sonrasında iktidar tarafından işe alınmış ve atanmış insanlar.
Çağdaş ülkelerde kurumlar bir birlerini ve çalışanlarını denetlerler.
Bunu Türkiye'de futbol hakemliği gibi düşünebilirsin. Bir hakem bir takımın aleyhinde hata yaptığında ertesi hafta yeniden maç alıyorsa bu tüm hakemlere bu takımın aleyhinde hata yapın mesajı vermek demektir. Bir hakem başka bir takımın aleyhinde hata yaptığında yaptığında 2 ay maç alamıyorsa bu o takımın aleyhinde hata yapamazsınız demektir. Yani çalışanlarınıza verdiğiniz mesajları illa şike yapın diye açık açık vermek zorunda değilsiniz. Bazı konumlardaki insanlar çok zekidir yöneticilerin tutumunu izleyerek görev emrini alırlar.
Yanı bir savcı ve hakimi belirli konularda yaptıkları hatalarda sürerseniz o hataları yapmaz. Belirli konularda yaptığı hatalarda terfi ettirirseniz o hataları yapmak için fırsat arar. Ya da en azından o tarz hata yapıp yapmamayı umursamaz.
Aldıkları yargıyı kendi elleri ile fetöcülere teslim ettiler. Sonra bu fetöcülerin yaptıkları tüm operasyonları desteklediler. Taki fetöcü teröristler kendilerine operasyon yapana kadar. Sonra da o kadar hızlı ve radikal şekilde yargıda kadroları değiştirdiler ki sevgilisi ile tartıştığı için polis ile kız yurdu basan savcıları gördük haberlerde.
Bugün fetöcü diye o kadar çok adamı hapse attılar ki hapiste adi suçlulara yer kalmadı. O yüzden de infaz yasası değiştiriyoruz ayağına mafya liderlerini bile salıverdiler. Bu kadar suçluyu topluma saldılar. Ve tutuklamayı zorlaştırdılar. Çünkü içeride yer yok. Cumhurbaşkanına hakaret etmediğiniz ya da adam öldürmediğiniz sürece çok zor tutuklanıyorsunuz.
Yani 20 sene içinde yaptıkları tüm yargı düzenlemeleri ve eğitim sistemi düzenlemeleri tam bir fiyaskoydu. Bugün yargı sana bana işlenen hiç bir suçta cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddia edilen bir adama yapılan işlem kadar hızlı hareket etmiyor. Terörle mücadele ile aldırılıp hemen tutuklatılan insanlar var. Ama biri yolda seni çevirip evire çevire dövüp hastanelik ettiğinde denetimli serbestlik ile dışarıda gezmeye devam ediyor. Çağdaş ülkelerde vatandaşın beden bütünlüğü, sağlığı, başkanın manevi şahsiyetinden değerlidir. Amerikada başkana fuck you diyene hiç bir işlem yapılmaz ama seni yaralayan adamı içeri atarlar salıvermek için yüksek bir kefalet isterler. Çünkü şiddet içermeyen ve sonucunda bir zarar vermeyen küfürler Amerika'da sert ifade özgürlüğü anlamına gelir.
Bizim ülkemizdeki asıl sorun vatandaşın kendini değersiz ve devletin emir eri olarak görmesi. O yüzden kendine işlenen suçları, devlete ya da oy verdiği bir grup ******** siyasetçiye karşı işlenen suçlar kadar önemli görmüyor.