AFAD bunları beklenen İstanbul Depremi için yılda bir 17 Ağustos yıl dönümünde yapıyor. Ancak atılan smslerde anlaşıldığı kadarıyla biri sorarsa "halkı bilinçlendirme faaliyetleri yaptık" demek için atılan içi boş mesajlar bunlar. Sms'i hazırlayan kişi bile 112. kanalı nasıl aktifleştireceğini bilmiyordur eminim. Zaten bahsettiği kullanım kılavuzu da ortada yok.
Profesyonel olarak acil durum önleme, acil durum sonrası kurumsal faaliyetlerin ve yaşamın devam etmesi üzerine çalışıyorum. İş sürekliliği yani. İstanbul depremi beklenen şiddette olursa ne meşgul edilecek bir iletişim hattı, ne boş bırakılacak bir yol, ne toplanacak alan ne de kimsenin kimseye yardım etme şansı olacak.
Belki bunlar AFAD'ın görevi değil ama deprem sonrası şunu yapın bunu yapın diye sms atacaklarına köprülerin, hastanelerin, okulların yıkılmamasını sağlayacak şeyler yapılmalı. Toplanma alanları artmalı. Acil durum malzeme noktaları yenilenmeli. Binalar acilen sağlamlaştırılmalı. (kentsel dönüşüm demeyin

) Yani deprem kaç şiddetinde olursa olsun bina yıkılmazsa afet sonrası yapılacaklara gerek kalmıyor zaten. Evindeki imkanlarla herkes 5-10 gün yaşar.
Bizde tüm kamu kurumları 20 senedir hiçbir şey yapmayıp depremin sonuçlarını kabullenmiş, herkese kendini koruma öğütleri veriyor. Zaten kurumsal olarak AFAD'dan aldığımız eğitimlerde, eğitmenler de bunu açık açık söylüyor. İlk 3 gün kimseden bir şey beklemeyin, kendinizi kurtarmayı öğrenin diyorlar. Kaldı ki simulasyon ve hesaplar İstanbul'un iç bölgelerine 15 günden önce herhangi bir yardım ekibinin ulaşmasına ihtimal vermiyor.