İcra ve iflas birbirinden farklıdır. İflas, icraya göre çok daha ağır bir durumdur. Çünkü iflasta iflas eden kişinin (müflis) tüm mal varlığına el koyma durumu vardır. İcrada bir kişinin 500 TL borcu varsa haciz yapıldığında sadece 500 TL değerindeki mal varlığına el konulur. İflasın daha ağır olmasının sebeplerinden biri de iflas eden kişinin onurunu kaybetmesi söz konusu olur, yani müflis olur. Onurunu kaybeden bir kişinin de onurunun iade edilebilmesi için resmi gazetede itibarının iadesine ilişkin ticaret mahkemesinin kararının yayınlanması gerekir. İflastaki el koyma ile icradaki haciz durumları birbirinden farklıdır. İflasta kişi müflis olur, icrada kişi yine borçludur. İflasta ticaret mahkemesinin kararına ihtiyaç vardır. Ticaret mahkemesi karar vermeden iflas söz konusu olmaz. İcrada ise sadece bir takibe ihtiyaç vardır. İflas söz konusu olduğunda eşitlik ilkesi vardır. Yani alacaklılardan sadece birisi bile uğraşıp borçluyu iflas ettirse bile bütün alacaklılar adını iflas masasına yazdırıp alacaklarını alabilirler. Ama icrada ise sadece takip yapan alacaklılar borçludan alacağını alabilir. Herkes iflas edemez. İflasa tabi olanlar kanunla belirlenmiştir. Kural olarak gerçek kişiler iflas edemez, tabi istisnalar da mevcuttur. İflasta bazen kişiler kendi iflaslarını istemek zorundadırlar ve bazen de kendi iflaslarını isteyebilirler. Borca batık şirketin yöneticisi iflas istemezse hapis cezası alabilir.
güzel bir bilgilendirme olumş teşekkür ederim şahsen.
bu dönemde iflas-icra işleri çok yoğunlaştı. oturduğum binada ofislere gelen tebligatları görüyorum da Allah yardımcıları olsun.