Merhaba;
İşin bir etik, bir de ticari boyutu var. İki boyutta sıkıntılı.
Önce etik boyutu inceleyelim vds örneği üzerinden ve iyi niyetle yaklaşalım.
Diyelim ki müşteri x işi yapmak için VDS sunan firmaya başvurdu. Elindeki iş y özellikte bir vds hesabında halloluyor. Müşteri parasını ödedi ve tam da y özelliklerinde bir vds satın aldı. O da ne? Müşterinin öngörüsü yanlış... Y özellikleri aslında projeye yeterli değil, paket arttırınca da proje karsız oluyor. Tamam hosting sağlayaıcının suçu yok ama müşteri de art niyetli değil. Bu bağlamda iki tarafında mağduriyteti sıfıra yakın olsun diye iki seçenek sunulabilir:
a) bir-iki gün ücret iadeli deneme süresi
b) İlk hafta deneme süresi için aylık tutardan daha düşük bir deneme ücreti.
Şimdi de şeytanın avukatlığını yapalım.
Müşterinin aslında birkaç günlük vds ihtiyacı var. İhtiyacını gördü ve ürünü iade etmek istedi. Aslında burada hosting firmasının bir günahı yok. Tamamen müşterinin kötü niyeti. Ama olmayacak bir neden sunarak iade istiyor. Burada müşteriye şöyle bir seçenek sunulabilir:
a) cezalı cayma ücreti
Peki müşteri iyi ve kötü niyetli olur da, satıcı olamaz mı? Olabilir elbette...
Bu sebeple ticarette niyet okumaktansa, belirli şartlarla deneme süresi konmalı. O şartları uygulayan kişi kayıtsız şartsız iade edebilmeli. Şart içinde küçük bir miktar ödemede olabilir.
Aslında vds, vps olayını çözmek kolay... Sıkıntı tasarım işlerinde.
Adamın referans logolarına bakıyorsun on numara. Dünya markası yaratırsın o logolarla. Ortalamanın da üstünde para istiyor. Referans ve yorumlara güvenip ödemeni geçiyorsun. O da ne? Gelen logoyu beğenmedin... Bak logo kötü demedim, logoyu beğenmedin... Eeee ne olacak şimdi? Adamın emeği var eyvallah, ama karşılığında da içine sinmeyen, belki de hiç kullanamayacağın bir iş var. Ha elbette bu örnekte her iki tarafın kötü niyeti de söz konusu olabilir. Tasarımcı işi baştan sağma yapmış olabilir ya da müşteri art niyetle güzel bir çalışmaya kötü demiş olabilir.
Velhasıl kardeşim bu hizmet işinde ben işin içinden çıkamadım