Hocam şöyle söyleyeyim kendi açımdan naçizane görüşüm ve tecrübem. Ülkece batıl konulara bayılıyoruz. Neymiş iyi üniversite ve kaliteli eğitim. Ben bu yaşıma kadar ödev yapmadım mesela Anadolu lisesi mezunuyum ama ödevle ilgisi yoktu olayların. Bazıları ders dinleyerek bazıları da ödev hazırlayarak kendini geliştirebiliyordu. Lisede durumum iyi olmasına rağmen tercihlerdeki puanım doğuya yetti. Sözüm ona, beğenmediğiz üniversitelerden birinde aslında öğrencide bittiğini öğrendim her şeyin. Yani her şey sizin çabanıza bağlı. Size verdikleri ders de sunum da sınırlı ve her şeyi alamıyorsunuz zaman zaman. Ama sonrasında kendiniz uğraşırsanız ve kaliteli bir seviyeye ulaşmak için çabalarsanız mükemmel bir gelişim her yerde sağlıyorsunuz. Somut örnek vermek gerekirse,henuz ikinci sınıfta delph sinavi kazanan ve ydsde +80 yapan bir sınıf arkadaşım vardı. Rakipler tahmininiz üzere hep batıdandı.

Ama adamda öyle bir bünye vardı ki her gün min 5-6 saat ders çalışıyordu. Her şey çalışmaktan ibaret yani. Kurumlarla zerre ilgisi yok.
Kurumların sana katkısı olur. Şehre etkisi fazla olur. Bugun bilinen bir üniversitedeki akademisyenin referans mektubu ile iş dünyasında edinebileceğiniz yer ile sıradan bir üniversitede yer alan hocanın size sağlayacağı imkan bir olmaz. Şöyle örnek vereyim. Anadolu üniversitesinde bir hoca sayesinde iş sahibi olan bir öğrenci 400 bin liralık eksper işini ilk seferinde aldı. Örneğin batmanda bunu sağlayabilecek tek hoca yok. Zaten üni her şeyi öğretir demiyoruz. Üni sana temeli verir geliştirmek senin elinde ama iyi bir üninin ve akademik kadronun sana sağladığı nimetleri normal ünilerde pek bulamazsın.
Beykentte de okudum sınıf arkadaslarım hocalar sayesinde öğrenciyken eczacıbaşı olsun mng olsun daha nice büyük şirketin patronları ile iş için masaya oturabildi. Nedeni ise akademisyen olan kişi sektörde inanılmaz saygın biriydi. Bunu herhangi bir il üniversitesinde yakalamak inanılmaz zor