Hocam merhabalar, 2014 yıllarında Ankara Kızılay'da işporta açıyordum. O yıllarda saat 21.30'dan sonra zabıta serbest bırakıyordu. ve yanlızca 23.30'a kadar iş oluyordu. Bu 2 saatte tatmin edici rakamlar kazanabiliyordum. Bir abimin yönlendirmesiyle başlamıştım o zamanlar. Doğal taş bilekliklerin yeni çıktığı zamanlardı. Ardından tesbih, zippo çakmak, kokulu taş v.b. ürünlere yönelmiştim. Aliexpress üzerinden League of Legends oyun karakterlerinden oluşan kolye uçlarını getirtip bir ara onlardan sattım ve çok tatmin edici rakamlar kazandım. Bir dönemde ikinci el bardakta mısır arabasını yenileyerek hot dog arabası yapıp sosisli sandviç satmıştım. Yüzeysel bahsettiğim bu işler, fazla uğraş gerektirmiyor. Fakat bence burada ki önemli nokta başlayabilmek. Çünkü yanıma gelen arkadaşlarım olsun gerek yoldan geçen öğrenci arkadaşlar olsun hep gelip şunu satabilirmiyiz, bu ürün tutarmı gibi birçok hayal kuruyorlardı. Fakat hiçbiri hedefe dönüştüremedi maalesef. Girişimciliğin temelinde harekete geçmek var. Bir dönemde karpuz tezgahı açmıştık mesela arkadaşlarla. İnanın karpuz seçmesini bile bilmiyorduk. Belediyeden sergi kiralamıştık. Halden karpuzları seçerken görünüşüne tipine göre seçmiştik. Tabi her işin bir inceliği var. Mesela karpuzları aktarmak gerekiyor. Günlük alt üst etmek yani. Böyle olunca içini yeme süreleri gecikiyor. Her sektör başlı başına bir bilgi birikim gerektiriyor. Şu iş var boş zamanlarınızda yapın az uğraşla çok para kazanırsınız diyebileceğimiz bir sektör olduğunu sanmıyorum. Bir ara forumda bir arkadaş oto bakım ürünleri örneğin oto şampuanı, ve bezler satıyordu. Toptan olarak. Fazla alımlarda kendi markamızın etiketiyle satabileceğimizi söylemişti. Özellikle yaz dönemlerinde oto yıkamalara bu şekilde toptan mal verilebilir. Çeşit çok arttırılır fakat benim asıl değinmek istediğim nokta ise, tek kişiyle ne iş yaparsanız belli bir noktaya kadar gidebiliyorsunuz. Bir dönem Ankara Sitelerde mobilya sektöründe çalışmıştım. Orada ki bir ustayla olan sohbetimizden bahsetmek istiyorum. Ankara Siteler Mobilya Sanayi zamanında dünyaca tanınan bir yermiş hala da konumunu bir yerde koruyor. 10.000’nin üzerinde sadece kayıtlı esnaf varmış. Fakat Bursa İnegöl mobilya sanayinin Siteleri geçtiğini düşünüyordu. Bunun sebebini sorduğumda Bursa İnegöldeki birçok küçük işletmenin birleşerek büyük firmalar oluşturup biryerlere geldiğini söylemişti. Yani şöyle ki örneğin mobilya yapmak için a,b,c,d,e makinalarına ihtiyaç var. Her ustanın amacı işletmesini büyütmek bütün makinalara sahip olmak. Ama mesela bende a makinası var sizde b bir diğer arkadaşta ise c üçümüz birleşip seri üretime geçiyoruz. Ve birçok rakibimizin önüne geçmiş oluyoruz. Tabi ki ortaklık zor iş. Fakat R10’daki birçok arkadaşımız birçok işte sözleşme yapıyor ve güvendiği kişilerle çalışıyor. Diyeceğim o ki örneğin oto şampuanı vb. ürünlerde tedarikçiden alacağımız ürüne 3-4 ortak kendi markamızı üretip herkes kendi ilinde pazarlamasını yaparsa güzel gelirler kazanabiliriz. Oto ürünleri sadece örnekti hocam. 3-4 değil iyi organizayonlar tüm Türkiye'de bile bir girişim yapılabilinir. Sözleşmelerle çizgileri belirlenmiş şekilde güç birleşimiyle kalıcı işlerin daha çok uzun vadeli ve getirili olacağı kanaatindeyim. Biraz uzun bir yazı oldu vakit ayırıp okuyan herkese teşekkür ederim.