mersinstyle adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Avrupa birliğini küçümsemiyorum, Sadece şunu demek istiyorum.

Bir ülke kendi kıta sahasında petrol bulduğu için Avrupa Birliği yaptırım yapamaz. Eğerki %100 Yunanistan haklı olsaydı yani ne bileyim Yunanistanın dibinde yada onların kıta sahasında petrol bulsaydık o zaman dediğinizde haklıydınız.

Türkiye şuan sadece "Kuzey Kıbrıs - Libya ve Türkiye" kıta sahasında petrol arıyor. Her şey yasalara uygun bu yüzden Avrupa Birliği yaptırım yaparsa gerçek anlamda Avrupa Birliğine olan güven sarsılır.

Avrupa birliğinin bir Kanun tasarısı ve denizlerin nasıl bölüşüleceğine dair antlaşma var ve buna göre Türkiye kanunlar çerçevesinde kendi sularında petrol arıyor.

Zaten aksi bir durum olmuş olsaydı : Yunanistan 3 kez, Fransa 2 Kez ve Mısırda 1 Kez Avrupa Birliğine itiraz etti. Sonuç olarak Avrupa Birliği hiç bir şey yapamadı çünkü Türkiye Kanunlara göre haklı.

Yine aynı şekilde Fransa, Rusya, İtalya ve Birleşik Arap Emirliklerine ait Petrol Arama gemileri Kıbrısta çekildi.

Sizce yaptırım yapmak istesenler çoktan yapmazlarmıydı ? Sizin dediğiniz şuna çıkıyor : Kanunlara göre suçlu olmayan birine hapis cezası vermek gibi. Öyle bir şey olursa o Avrupa Birliğine kim güvenir ?

Savaş kısmı zaten traji komik bir olay, Her ne olursa olsun biz Natoya üye bir ülkeyiz o yüzden savaş çıkar vs olayları sadece komik geliyor bana.
Hangi yasaya uygun hocam?
Biz kendimizi yasaya uygun sayıyoruz.
Yunanistan'da kendini yasaya uygun sayıyor.
Biz 1982'de imzalanan Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesini kabul etmiyoruz ve imzalamadık.
Yunanistan ve 165 ülke bu sözleşmeyi imzalamış.
Yani Yunanistan'ın Meis Adası hakkında hak iddia etmesinin de uluslararası bir dayanağı var.
Bu sözleşmede yapay adaların kıta sahanlığı yoktur deniliyor.
Bu da boyu ne kadar küçük olursa olsun doğal adaların kıta sahanlığı vardır demektir.
Biz yasaya falan uymuyoruz, tam tersine biz bu yasaya imza atmadık bu yasayı bize uygulatamazsınız diye güç gösterisi yapıyoruz.
Bizim yaptığımız Yunanistan'ı masaya oturmaya ikna etmek.
Ayrıca Kıta Sahanlığı ile Münhasır Ekonomik Bölge farklı şeyler.
Bizim ikisi üzerinde de Yunanistan ile ihtilafımız var.
Yunanistan 166 ülkenin imzaladığı bir sözleşmeye dayanarak adım atıyor.
Biz de biz bu sözleşmeye imza atmadığımız için sizin sözleşmeniz bizi bağlamaz diyoruz ve bize yaptırım uygulayamayacaklarını göstermek için askeri güç gösterisi yapıyoruz.

Yani mavi vatan doktrini, Yunanistan'ın 1982 sözleşmesine dayanarak Ege'yi kendi gölü haline çevirmesini ve doğu akdeniz kaynaklarını eline geçirmesini önlemek için bizim öne sürdüğümüz bir tez. Biz bu tezdeki tüm alanları alamayacağımızı biliyoruz, ama Yunanistan'ı bizimle masaya oturmaya zorlamak için tezi askeri olarak dayatıyoruz.

Burada mesele şu. Biz İşi tırmandırıp Adalet Divanına götürmek istiyoruz.
Yunanistan ise Adalet Divanına giderlerse alan kaybedeceklerini bildikleri için çatışma yolunu tercih edebilirler.
Çünkü biz Adalet divanı ile kazandığımız bölge üzerinde petrol çıkarıp Avrupaya satabiliriz.
Ama Yunanistan ile savaşırsak, tüm bölgeyi ve bir kaç adayı ele geçirsek bile Avrupa Birliği bizi direk düşman ilan eder ambargo koyar ve ekonomimiz petrolün bile kurtaramayacağı şekilde çöker.

Bunlar basit meseleler değil.
Altında çok fazla mesele ve değişken var.