Merhaba, öncelikle belirtmek isterim ki amacım şahsınıza/rahatsızlığınıza dair bir eleştiride bulunmak değildir. Yalnızca naçizane bir bakış açısı paylaşmak istiyorum...

Sizinde belirttiğiniz gibi bir yurttaşın başka bir yurttaşı herhangi bir nedenle rahatsız etme hakkı zaten yoktur, bu noktada hemfikiriz fakat sizin gibi mantıksal konuya yaklaşmak gerekirse; seyyar satıcı (Bkz: https://tr.wikipedia.org/wiki/Seyyar_sat%C4%B1c%C4%B1) olarak adlandırdığımız bu kardeşlerimiz belediyeler vs. vasıtasıyla iş yapma ehliyeti alabilmektedirler. Yani bu ne demek? Onlara seyyar satıcı olma hakkı yasalar vs. aracılığıyla devlet tarafından verilmektedir. İşin diğer tarafından bakacak olursak yüksek ses yasağı sabah 7 itibariyle son bulmaktadır. Bu da demek oluyor ki sabah 7'den sonra yüksek sese izin verilmiştir. Yani bu durum yasal bakımdan uygun, sonuçta gelip sizin mülkünüzün içerisinde bağırmıyorlar. Binalardan başlamak üzere özel mülk olmayan her yer ortak kullanım alanıdır. Bu durumda reklam içerikli sesleri duymak istemiyorsanız; dairenize ses yalıtımı yaptırabilirsiniz, camlarınızı ses geçirmez camlar ile değiştirebilirsiniz, oturduğunuz muhiti değiştirebilirsiniz, elektronik olarak gürültü engelleyici ekipmanlar kullanabilirsiniz ya da kulak tıkaçları kullanabilirsiniz. Yani günün sonunda bundan rahatsız oluyorsanız bu ve bunun gibi onlarca çözümü uygulayabilirsiniz.

Aklıma gelmişken; doğaya zarar veren, evlatlarımızın geleceklerinden binbir şekilde çalan yüzlerce faaliyet varken ve bunları sırf bugün gözümüzün önünde olmuyor diye görmezden gelirken, sadece ses çıkarttığı için erişilebilir konumda olmasından dolayı seyyar satıcılara takılmak acaba ne kadar mantıklı...

İşin yine mantıksal tarafından devam etmek gerekirse (helalinden kazanmak için her şartta çabalayan kardeşlerimizi tenzih ederek) sizin simitçi, tüpçü vs. şeklinde sınıflandırdığınız belki hakir gördüğünüz o/biz insanların bir yaşamı belki de bir ailesi var. Günün sonunda bir şekilde para kazanmak ve geçimlerini sağlamak zorundalar. Vasıflı niteliklere sahip olamadıklarından bu işleri yapmak zorunda bırakılmış insanlardan bahsediyoruz. Ailesi okutamamış, bölgesinde okul bulunmamış vs. binlerce vatandaşımız mevcut... Peki bu meslekleri ellerinizden alırsanız ne olur? Şu anda kendi başınıza kendi halinizde yaşayan birisi iken; acaba bu gece evime hırsız girecek mi, arabam vs. çalınacak mı, yolda gasp edilecek miyim soruları ile yaşar bir halde bulabilirsiniz. Zira para bir şekilde bulunulmalı ve insanlar çaresiz kaldığında neler olabileceğini zaten biliyoruz. Vesselam...