2017. Hastaneye gidiyorsun. Hiç-bir sağlık problemi yaşamıyorsun. Yada kendini öyle hissediyorsun. Yaş 29. Sonra kansersin diyorlar. Sonrasında ameliyata alıyorlar seni. 27 gün komadasın. Gözlerini açtığında tavana anlamsız bakışlarla dün beni ameliyata aldılar. Kafandaki düşünce acaba ne kadar sürdü bu ameliyat. Sonrasında saati soruyorsun. Sabahın 9 civarı olduğunu ve kafandaki hesaba göre hmm ameliyatım 3 saat mi sürdü diye soruyorsun. Halbuki 16 saat süren bir ameliyat. Komaya girdiğini bilmiyorsun. Hemen söyleyemiyorlar yaşadıklarını. 2 ay sonrasında adaptör değişimi yapacağız diye herkes dışarı ama öncesinde bir iğne vuracağız diyecekler. Sonradan anlayacaksın ki sakinleştirici. Kendinde değilsin. O an görüyorsun. Bağırsakların dışarıda. Garip Bir iğne. Normalmiş gibi izliyorsun. Nedir bu diye veya ne yapıyorlar diye gibi düşüncelere girmiyorsun. Sadece izliyorsun. Içeride aileden birisi kalsın diyorlar. O da Baba.
Hastanın o ilk halini gören aile şok. O şoku atlatmamıştır hic bir zaman. Hasta ise aylar sonra farkına vararak ve gayet normal karşılıyor adaptör değişim işlemlerini ve bir yandan da anlam vermeye çalışıyor ama beynine hükmetmeye çalışan kimyasal bir ilaç fazla düşünmesine izin vermiyor. Nasıl bir iğne ise.
Zamanında ameliyata girseydi belkide bağırsakları dışarıya alınmazdı hastanın. Inat etmeyip doktorları dinlemiş olsaydı, belkide erken teşhis diye kurtulurdu. Sağlık şakaya gelmez.ve yaş şuan 34 e bastım. Neler çektiğimi Allah biliyor. Evleneceğin kişi bile seni bırakıp gidiyor. O kişide kendine göre haklı. Yürüyemeyen. Koşamayan. Sürekli yere düşüp bayılan biriyle evlilik yapmak. O kişi için de zor bir düşünce.
Ve hayatın 2. Dönemine girersin. Öncesi. Popülarite olduğun dönemler. Ve sonrası. Seninle görüşmeye bile gelmeyen dostların.
Doktora imkânlar dahilinde elinden geldiğince hızlıca ulaşmaya bakmak en iyisi.
Geçmiş olsun hocam. Allah kimseyi sağlıkla imtihan etmesin.herşeyin başı sağlık.