Aşı uzun süreli korumuyor.
Aşı bağışıklık sistemini zayıflatıyor
Aşı da alüminyum ve cıva var ilk başta autizm çocukluk ve gençlik yaşlarda alerjiler ve geç yaşlarda parkinson ve dement olma şansını kat kat yükseltiyor.
Aşı da yan etkilerin çok daha yğksek olduğu kanıtlandı ve hile ile az gösterdikleri ortaya çıktı.
Kimse inanmaya mecbur değil. Biliyorum herkez kendi çocuğu için en iyisini ister. Ve ona karar verir.
Ama eğer aşı ve ilaç firmalarının dışından gelen haberleri ve araştırmaları incelemezseniz iyi bir anne veya baba değilsiniz. En azından bunu yapmalısınız.
Not: aşı ve ilaç firmaları bir çok üniversiteyi finanse ediyor onların istedikleri araştırmayı yaptırıyor.
Dsö en büyük finansmanı bill gates ( aşı piskopatıdır.) bizim sağlık bakanlığı politikasını dünya sağlık örgütünden kopyalıyor aşıların güvenirliği hakkında hiçbir kendi araştırmamız yoktur.
Dünya sağlık örgütü kendi araştırmacıları yoktur ve harvard gibi üniversitelire araştırma yaptırıyor harvard ise rockefellerin üniversitesidir.
Aşıyı üreten adama bi sorun bakalım, kendi çocuklarına yaptırmış mı? Sizde bize zorla aşı yapmaya çalışıyorsunuz
(Korona aşısı çıkdı mı aşı yaptıranların soyu kuruyacak. Çünkü son çıkan aşılar kısırlık yapıyor git gavi nin kenya da ve hindistan da yaptığı aşıları araştır. Gavi = gates vaccination instituut.
Türkiye de bu gates vakfı ile imza attı.)
Öncelikle hayatta herşeye eleştirel ve şüpheci gözle bakan bir adamım. Biri bana Tanrı birdir dediğinde bile şüphelenirim, sorgularım doğrudan kabul etmem. Aşı konusundaki tartışmaları da sizin gibi inanılan komplo teorileri üzerinden değil bilimsel kaynaklar üzerinden yapmayı tercih ederim. Çünkü sizin bilimsel geçmişinizi bilmiyorum ama istatistik analiz etme, ve ölçme değerlendirme yöntemleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığınız öne sürdüğünüz fikirlerden belli oluyor.
1) Sizin söylediğinizin tam tersine aşılar yeterli kadar uzun süre koruyorlar. Aşının koruyuculuğu beklenen dönem için gerekirse 2. doz ve 3. doz vurularak koruma düzeyi uzatılıyor. A aşısının korumadığını ya da yeterince uzun süre korumadığını iddia etmek için, A aşısı vurulduğu halde bir bölgede A hastalığının salgının olduğunu göstermen lazım. Yani Türkiye'de kızamık aşısı vurulurken bir kızamık salgını olursa aşı korumuyor diyebilirsin.
2) Aşı daki civa senin bildiğin civa değil. Civa tabanlı başka bir molekül ve bu tiyomersal denilen maddenin 7 gün içinde vücuttan atıldığı bilimsel olarak ölçülebiliyor. Ayrıca yediğiniz balıklarlardan, içtiğiniz ya da çevrenizde içilen sigaradan, yediğiniz yiyeceklerden, doğru saklamadığınız ve geri dönüşüme göndermediğiniz pillerden, bakır alüminyum seramik tavalardan aşıdan daha fazla ağır metal zehirlenmesine uğrarsınız.
3) Aşı firmaları dışında gelen araştırma sonucu dediğiniz şey 500 çocuk üzerinde yapılmış bir araştırma. 500 çocuk neyi temsil edebilir? O aşılar kullanıma sunulmadan binlerce test yapılıyor ve aşılama devam ettiği sürece geri beslemeler devam ediyor. Siz 500 çocuk üzerinde yapılan araştırmadaki bir korelasyondan bir komplı teorisi uyduruyorsunuz. Devletler sosyal güvenlik sitemleri üzerinden alerjik astım olan, otizm olan ya da bahsettiğiniz diğer hastalıklara yakalananlara para harcıyorlar. Hangi devlet aşının hastalık yaptığını ve oraya para harcanması gerektiğini göre göre aşıya devam eder? Aşının yapılmaması sonucu oluşacak nüfus ve işgücü kaybı ortaya çıkan komplikasyonlardan büyükse aşıyı yaptırır hayatları ve işgücünü korumayı tercih eder.
4) Korelasyon ile nedensellik arasındaki farkı bilmiyorsunuz. Öncelikle 500 çocuk üzerinde yapılan araştırma sonucunda aşı olan çocukların bazı hastalıkları daha fazla geçirdiğini ispat edebilmek için tam bir izolasyon gerekir. Bu çocukların aynı laboratuvarda aynı beslenme rejimi, uyku rejimi, psikolojik rejime maruz bırakılması gerekir. Aşı yaptırmayan komplo teorisi düşkünü ailelerin çocuklarının yemesi içmesi gezmesi gibi bir çok konuda da korumacı ve pimpirikli davrandıklarını düşünebiliriz. Yani aradaki farkı yaratanın aşının kendisi değil ailelerin başka tutumları olmadığını nasıl ispat edebiliyorsun?
5) Hamile kadın kimyasal süreçlere çok hassastır. Bebeğin anne karnındaki gelişiminde kimyasal düzenin bozulması büyük sonuçlar yaratır. Yani bir hamile kadının korku, üzüntü yaşaması sonucu stress hormonlarının artması. Hamile bir kadının açlık, soğuk, fiziksel yorgunluk gibi strese maruz kalması. Hamile bir kadının sigara, alkol, ilaç gibi kimyasal maddelere maruz kalması. Hamileliğin ilk 3 ayında balık yemesi, hasta olması vesaire gibi durumların çocukta ciddi sorunlara yol açtığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
6) Bu araştırma farklı ülkelerde yapılsaydı sonuçlara şaşırır çocuğunu kapar sağlık ocağına koşardın. Hindistan'da bir şehirdeki tüm çocukları aşılama, başka bir şehirde tüm çocukları aşıla. Sonra gerçekten dediğin gibi aşılar otizm astım yapıyorsa aşılanan şehirde çocukların %10 u alejik astım yaşarken aşılenmayan çocukların bulunduğu şehirde çocukların %10'unun salgın hastalıktan öldüğünü görürdün. HERKESİN AŞILANDIĞI BİR ÜLKEDE AŞILANMAYAN KÜÇÜK BİR ANARŞİST AZINLIK OLMAK HOŞUNUZA GİDİYORYA. HERKES AŞILANMASAYDI SALGIN HASTALIKLARDA PATIR PATIR ÇOCUKLAR ÖLÜRDÜ.
7) Dünya ekonomisinin ve hayatının normale dönmesi için %2,5 ölümcüllüğü olan bir virüsün aşısı bekleniyor. Sizin gibiler hala aşının kıymetini anlamamış durumda hala Bill Gates Rockefeller diye komplo hikayeleri anlatıp duruyorlar. Aşı olacakların soyu kuruyacak mış. Aşıya gerek var mı? Teflon tavalardan tut güneş altında beklemiş plastik kaptan su içmeye hatta pantolın cebinde cep telefonu saklamaya, dizinin üstünde laptop wifi kullanmaya, dar pantolon giymeye kadar sperm sayısını düşürdüğü ispat edilmiş bir sürü konu varken, insanların soyunu kurutmak için aşıya gerek var mı? Modern yaşamın getirdiği elektronik radyasyon, saklama kapları, pişirme türleri, kıyafetler zaten kısırlık yapıyor. Ama sizin gibiler bunu görmezden gelip modern yaşamın olmadığı bölgelerde kısırlık az bunun nedeni aşının az bulunması diyorsunuz.
Bu arada kısırlığın en ciddi nedenlerinden biri o aşısı olan hastalıklardan birine bluğ çağından sonra yakalanmaktır. Aşısı olan bir çok enfeksiyon testislere yerleşir ve sperm azlığı değil ciddi ciddi tam kısırlık yapar (SU ÇİÇEĞİ, KABAKULAK, KIZAMIK, KIZAMIKÇIK) Senin gibi aşı vurulmayanların sayısı arttığında 15 yaşındaki oğlun kabakulak ya da su çiçeği kaptığında tüp bebekle bile torun sahibi olamazsın keşke aşı vurdursaydım dersin.
Yani bu komplo teorileri annenin hamilelik döneminde yaşadığı bazı olumsuz koşullar yüzünden hastalanan ya da kader olarak şans eseri sorun yaşayan ailelerin suçu atacakları bir şeytan bulma çabasıdır. Aşı firmalarının araştırmaları yönlendirdiğini düşünüyorsunuz ya. Bir de Robert De Niro'nun aşı karşıtı haberler yapacak gazetecilere vereceğini ilan ettiği 100 bin dolarlık ödül var. Yani çocuğunun hastalığının aşılardan geldiğine inanmak isteyen, kendi sorumluluklarını ya da kaderi kabul etmek istemeyen ailelerin bu işe ilgisi ve yarattığı bir ekonomi var.
Bill Gates'in Kenya ve Hindistan'da yaptırdığı aşılar çocuklara yaşama şansı veriyor. Bu aşılar ve ilaçlar yüzünden insan ömrü artıyor. İnsan ömrü arttığı için popülasyon büyüyor. Hindistan'daki Kenya'daki aşılardan önceki çocuk ölümlerini bir de aşılardan sonraki çocuk ölümlerini kıyasla. Bizim dedelerimizin anneleri ortalama 5 çocuğundan birini yaşatamamış. Çünkü aşılama yeterince yaygın değilmiş.
Elinizde bir tane delil olmadan hiç bir bilimsel dünyada kabul görmüş kaynak olmadan çocuklarınızı aşılatmıyorsunuz ya, çocuğunuz aşısı olan bir hastalığa yakalanırsa elinizden alınıp yetiştirme yurduna verilmeli, eğer çocuk o aşısı olan hastalıktan çocuk ölürse sizin gibi aşı karşıtı aileleri hapse atmalı.
Bugün kanser arttı, diyabet arttı, şu arttı bu arttı deniliyor. Aslında artan tek bir şey var. İnsan ömrü. Ortalama ömür 1935'lere kadar 35 sene. 35 yaşında kimse karaciğer problemi yaşamaz, kanser olmaz, tip 3 diyabet olmaz, bel fıtığı olmaz, siyatik olmaz... Yani bebek ölümlerini azaltan aşılar ve enfeksiyonların çoğunu tedavi eden antibiyotikler ile insan ömrü yeni hastalıkları edinebilecek kadar uzun yaşamaya başlamıştır. Ayrıca semptomatik tedaviler ile normalde ölmesi gereken adamları senelerce yaşatabiliyoruz ve bu adamlar hatalı genetiklerini sonraki nesillere transfer edebiliyorlar. Tıp konusunda şüpheci olmak lazım. Ama
bir salgın hastalık döneminde aşı tartışanların aklını peynir ekmekle yediklerini düşünüyorum. Benzer bir salgın çocuklarda görülse ve aşı sayısı az olsa, kendi çocuğun hastalanmasın diye evini arabanı satar o aşıyı alırsın. Ama aşı bedava verilince böyle oluyor işte.