Niye yazdım canım sıkılıyor ve benim yaşımdaki insanlar cidden çabuk sıkılıyor okumaya bilirsiniz baştan söyleyeyim öyle ahım şahım bir şey yok olanlar yaşanmışlıklar sadece.
1991 ocak ayı normalde bir çok şehirde hava buz gibi olurken Adana yazı kıskandırırcasına sıcaktı , öyle ki evimizin damında uzanmış güneşin tadını çıkartıyordum gözümün önünce uçuşan baloncuklar ile havada ki uçurtmaları yakalamaya çalışıyor , bunu da yaparken it dalaşına girmiş jet pilotlarının ciddiyetiyle yapıyordum. 10 Yaşındaki bir çocuk gök yüzüne baktığında o kadar fazla şey görebilir ki bir çoğunun hayal gücü karşısında bir çok yetişkin sadece aptalı oynar , ama bu öyle bir şey değildi gözümün önünde kocaman bir uçak patlamıştı bu nasıl olabilir ki gözümdeki dandik baloncuk bunu beceremezdi ama olmuştu işte. Net tarih 22 ocak 1991 radyoda İbrahim tatlıses çalıyordu leylim ley.
Zaman o kadar çabuk geçti ki bir çok kişi Saddam hüseyin ve koli bandı arasındaki ilişkiyi unuttu ben büyüyüp asker olmuştum acemi birliğimi Hatay dört yol şoför okulunda namı değer Vietnam bölüğünde şoför olarak yapmış usta birliğim olan Mardin merkez selen kışlasına teslim olmuştum yıl 2001 haziran ayı normal sıradan askerlik ne ise onu yapıyordum ama bu sefer şarklılar bir kaç tık üste çıkmıştı iboyu dinlemiyordum artık Chris Rea vardı aslında her zaman vardı ama ben internet denen şeyle tanışmadığım için varlığından bir haberdim. tarih 15 eylül 2001 günlerden cumartesi çarşı iznine çıkmıştık internet kafeler daha yeni sayılırdı bir arkadaşım ablasının e-posta ile attığı fotoğrafı göstermişti o yoklukta hatun çok güzel gözükmüş gözlerimi ondan alamamıştım ablası Amerika da okuyordu ve yanan ikiz kulelerin önünde bir fotoğraf çekilmişti ama ben o ikiz kuleleri hiç fark etmemiştim kulağımda kulaklık fonda yine Chris Rea the road to hell. fazla sürmedi 1 yıl bile olmadan savaş söylemleri Türkiye'nini girip girmeyeceği tartışılır olmuştu. Füzelerini patlattığım adamlarla Araplara karşı savaşacaktım sıkıntılı bir iş idi ve ben savaştan da en az insanlardan olduğu kadar nefret ediyordum ve sonunda fortunate son çalmadan teskere olmuştum.
Sözde her şey iyi olacaktı en azından ben öyle sanıyordum , 24 yaşında kadına aç bir erkeği Rusya ya gönderirseniz ne olur adlı deneye gönüllü olmuştum fonda bu sefer AC&DC vardı ve bu adamlar sert konuşuyorlardı stiff upper lip. 7 yıllık bir deneyden sonra artık evime dönmüştüm biraz zordu artık çocuk genç değil adına ADAM dedikleri şeye dönmüştüm bazıları herif de diyorlardı. O iş senin bu iş senin derken birden bir teklif kısa süreliğine bir iş teklifi süre kısa ücret dolgun teknik çevirmen olarak Gürcistan gideceğim balıklama atladım ve düştük yollara yollar kısa aslında ama bizi götüren fırıldak uçak yerine 36 saat otobüs yolculuğunu uygun görmüş git git bitmeyen bir yolculuk ama gittik öyle yada böyle bir şekilde ulaştık.
Hiç bir ses beni 20 yıl geriye götüremezdi sadece o ses bunu başara bilirdi yer gök inlemişti ardı ardına bombalar düşüyordu şehrin her bir yerine ben ilk önce bir sabotaj sandım ama düşme sesi o filmlerdeki ses evet aynen o ses ile birlikte gelen ses insanın tüylerini çelik bir dikene çeviriyordu resmen. Gidecek bir yer yok her yer yanıyor gece gitmek sıkıntılı askeri araç sanılma ihtimalimiz yüksek gündüz ne olacağı belli değil otel odasında bir oraya bir bir buraya gidip geliyorum bu sefer müziği Ruslar yapıyor bomba ile uçak ile hemde ama yinede fonda gelen cılız bir müzik var The Red Army Is the Strongest ama bomba sesleri onu susturuyor bombaların kendi melodisi var sanki hiç bir ses o sesin önüne geçemiyor bastıramıyor.
Bir şekilde kaçtık ve geldik o günden sonra 12 yıl geçti geriye dönüp bakınca sanki öylesine olmuşlar gibi belki bir başkası yaşasa ve bana anlatsa daha fazla iz kalırdı her halde.
Not : ikiz kulelerin önündeki hatun cidden çok tatlıydı 20 sene geçti ama o biraz iz bıraktı sanırım yokluk ile alakalı hayatımın en varlıksız 18 ayı sonuçta. Bu arada şuan fonda çalan şarkı thunderstruck