Belirli bir miktarın altında olan kazançların pek peşine düşülmez. Örneğin; ülkede açlık sınırı yaklaşık 2500 TL'dir. Asgari ücret, buna yakındır. Yani, millet aç aç!
Ayda 1000 lira kazanan biri pek dikkat çekmeyebilir. Adamın elinden 1000 lirasını alırsan ne yapacak? Hem işsiz olacak hem hır gür çıkaracak. Bu durumda toplum nasıl etkilenecek? Örneğin; evde el işi yapıp satan kadının gelirine göz dikilmez. Ayda belirli bir miktar kazanarak evine katkıda bulunsun, ne güzel. Bu durum piyasayı da öldürmez.

İşşizlik çok yüksek, cinnet getiren birçok insan var. Böyle durumda üç kuruş kazancın peşine düşülmez. (Elbette bu benim kişisel görüşümdür. Normalde 1 kuruşun bile vergisi alınabilir.)
Diğer yandan, evden çalışıp ufak tefek kazanç sağlayan adama kimse kötü gözle bakmaz. Efendi efendi işini yapıp azıcık kazancına tamah edenle pek kimse uğraşmaz.
Ancak, hesabınıza binlerce lira giriyorsa çok dikkat çekebilirsiniz. Madem kazanıyorsun, bunu yasal olarak yap derler. Hesabınıza giren paranın büyük kısmının da vergisini alabilirler. Devletin çağırma hakkı elbette vardır. Ama genellikle işinde gücünde olup karnını doyurmaya çalışana pek ses edilmez.

Kaçak çalışan oranları da aşağı yukarı biliniyor. Kitap kalınlığında raporları var. bknz: işkur Nerede ne döndüğünden devletin her türlü haberi var. Devlet, bizim giydiğimiz donun rengini bilir. Ancak, dokunmak gerektiğinde dokunur.
"Kayıt dışı ekonominin kayıtlı ekonomiye dönüştürülebilmesi için öncelikle kayıt dışılığa yol açan etkenlerin iyi analiz edilmesi gerekmektedir." deniyor. 10 000 Tl maaş + yemek + yol + prim veriyorsun da adamlar kaçak yoldan 1000 lira mı kazanmaya çalışıyor? Burada büyük sıkıntı var. İşsizlik çok çok yüksek! Bu nedenle her gün herkes birbirini vuruyor.

Kaçak çalışmak da suçtur. Ama onlara da pek dokunulmaz. Dokunursan daha da kötü duruma düşersin. Ucuz üretim düşer ve birçok mal daha pahalıya satılır. Kıyıda köşede kalmış işleri herkese yaptıramazsın. Vasıfsız eleman başka yerde zaten iş yapamaz. Onlar ne olacak? Hırsız, kaçakçı, *********** vb. diye devam eder. En iyisi orayı pek kurcalamamaktır. Bir dokunsak bin ah işitiriz. Burada asla yönlendirme yapmıyorum. Devlet isterse çağırabilir, ancak çoğu zaman çağırmaz. Sanırım, yeterince açık anlatmışımdır.

Aslında bu konular fazlasıyla karışıktır. Kısacası, çorbadan bir kaşık alıyorsan seninle uğraşılmaz. Çorbayı kazanla götürüyorsan, aslanım buraya gel ve vergini ver denir.

Hesaba çok yüksek miktarlarda para girişinin büyük bir kısmı kâr olmasa bile onu açıklarken bir hayli zorluk çekersiniz. Gerçekten yüksek kazanç sağlayan varsa iş yeri açması yakalanınca vergi ödemesinden daha kârlı olur. En azından kafası rahat uyur.

(Yorumlarım kişisel görüş içerir. Kazanan vergisini versin. Devlet işleri de şakaya gelmez.)

İyi geceler, iyi forumlar