Zerreden oluşan evrenin özünde sicim vardır, aslında zerreciklerin kopyalarından oluşan bir yapıdır. Asla boyutsal olarak bir yapısı yoktur zaten böyle olsaydı evren patlama sonucu oluşamazdı. Büyük olan küçük olandan meydana gelemezdi. Nasıl ki karadelikler hacimsel olarak binlerce yıldızı içinde barındırır. Evrendeki gezegenler güneşler insandaki atomlar misalidir kapsayıcı olan evren değildir insan ruhu evreni kapsamaktadır. Güneşi buraya koymuşsun daha da küçük görmek mümkün istediğin kadar küçük görebilirsin. Tüm alemi Sebastiyan kadar küçültebilirsin.
Monitörde gördüğün görüntü de tek bir nokta değil mi? Evrenin farklı olduğunu mu sanıyorsunuz. Asıl gerçek şu ki biz hiçbir zaman boyutsal bir şeyle karşılaşmadık. Ben yani sana size bilimsel teoriler den bahsetmiyorum. İnsan beynindeki kalıplaşan düşünceler onun gerçekleri görmesini engeller ancak gerçeklerin anlaşılması için önünde duran mani sadece kalıplaşan bilgiler değildir.
Lakin bakış açısını değiştirerek çabalayarak bildiklerine yeni bilgiler katmakta senin elindedir. Evreni balona benzetelim için hava doludur patlatırsan sönüp gider. Ama insan ruhu böyle bir şey değildir hacimsizdir ancak tüm ihtişamı barındırır. Hacim benlikten doğmuştur naifliğin görünür hale gelmesidir. Yıldızlar insandaki yüceliğin görünür halidir yansımasıdır. Yoksa sen yıldızlara yıldız diyebilir miydin onlara mana katabilir miydin ama şaşılır şeydir insanın onlara yücelik manalarını kendinden yüklerken aynı zamanda kendindeki yücelikten bihaber olması. Kendimiz hakkında sorular sorarken aciz kalmamıza sinirlenir ve başkalarına saldırırız. Hangi kutu zorla açılır kutuyu açmak için çekiç kullanılmaz çünkü zarar verir anahtar lazımdır usulüne uygun şekilde açılmalıdır. Yüzlerce soru sormak kutuyu paramparça etmek gibidir.
Güzel söz yılanı deliğinden çıkarır hemde insanın kendisi içinde geçerlidir. Kendine hakaret edersin paramparça etmişsin ruhunu ama ben sana şimdi minicik bir laf etsem dağları yerinden oynatmaya çalışırsın. Aynaya bakan hayvan kendi aksini görünce savaşa girer. Soru sormuşmuş cevap bekliyormuş. Tatmin olmak istiyormuş. Savaştayım demiyorda kendisini kandırdığı gibi bizi de kandırmaya çalışıyor. Soruları soran şeytandır çünkü ben hiç rastgelmedim soru sorarak mantıklı cevap ile mutmain olan susan. Soru soruyor bizi de aynaya çekiyor aha geldim aynanın karşısındayım. Sayısız yıldızı yutan karadelik gibi beni de kolay lokma mı sandın. Sen onu bunu bırakta şeytanın seni nasıl ele geçirdiğinden bahset bize. Yer mi? Şeytan soru sormuş hele yaklaşta kulağına fısıldayayım demiş içine çekecek güya. Senin özün kara delikse benimki de beyaz delik.
İslâmiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. O güneş ki bizdeki saklı güneşi görse ölmeye yüz tutar görevini icra edemez. Hadi bana inanmıyorsun atanın yaydığı ışığı da mı görmüyorsun bire cahiller. Elbette sana kızmıyorum insan cahil diye kör diye suçlu olacak değil ya ama pislikten temizlenmeye niyet etmeyenden herkes nefret eder. Pis insandan koku yayılır açığa çıkar ama koktuğunu belli etmemeye çalışırsın kendin bile halinden nefret eder hale gelirsin utanır sıkılırsın. Sizde ki bu hayasızlık içinize öyle bir sinmişki suyun temizliğini inkar eder duruma düşmüşsünüz. Ateşten ateşe atlar içinde yüzersiniz ve ateşi inkar edersiniz. 60 yıldır yıkanmayan adamın durumu sizden iyidir çünkü onun bedeni pis sizin gönlünüz pis. Soru sorarak mı temizleyeceksiniz içinizi?
Ateş gördüğünü yakmaya çalışır aynı sizin gibi. Güneş gördüğünü aydınlatır. Güneş her yeri ışığı ile aydınlatıyor senin içinde bir nebze şükür var mı karanlıkta mı kaldın da feryat edersin. Her gece güneş gider maksat sen güneşi hatırla farkına var diye sen hiçbir zaman güneşi görmedin hep karanlığı yaşadın. Adamın birisi demişki kaldır başını bak güneşe yaratanın sanatına demiş, diğer adam cevap vermiş sen kendindeki güneşe bakmazsında gölgesini mi izlersin bu nasıl bir cahilliktir.
Güneşin büyüklüğünü geçte aydınlatmasına bak. Bundan kutlu gün mü vardır siz neden eğlenmezsiniz siz bugünü kutlamıyorsunuz. Doğru ya özel bir gün ilan edilmedikçe siz aydınlığı göremeyecek kadar çaresiz kalmışsınız. Allah nerede işte burada, her yerde hazır nazır değil mi ama sen illa ki mekan ararsın büyüklük küçüklük ikileminde sıkışmışsın. Allah burada ama onu gören gözler nerededir?