Lice tapantepe'de dağcı komando olarak askerlik yaptım. Bismil ve Çınar ilçelerinede görev gereği çok gidiyorduk. Bismil'in ismini hatırlamadığım bir köyünün tamamı kaçak elektrik kullanıyordu. Devletin bu iş ile ilgilenen memurları, bizim tim ve atv muhabirleri ile beraber zırhlı araçlarla yola çıktık (muhabirler kendi araçlarıyla bizi takip ediyorlardı). Tim olarak özel kıyafetimiz vardı. Dizlik, cop, kalkan, kask vs. Silah bulunmuyordu ve herhangi bir nesneyle vurma yetkimiz yoktu. Cop elimizde ama vuramıyoruz. Boşa taşıyoruz yani. Öğle saatlerinde köye vardık. Köyün muhtarını ve bir kaç kişiyi sorgu için tutuklayıp, trafoyu falan alıp geri dönmemiz gerekiyordu sözde. Ancak köyün muhtarını tutuklamaya çalıştığımızda tüm köy başımıza toplandı. Devasa taşları bize atıyorlardı. Aramızdan birinin başına isabet etse ve o kişi ölse, inanın zerre kadar umurlarında olmaz. Bastonlarıyla dışarı çıkmış 80lik dedeler ve neneler bile taş atıyordu bize. Muhabirler görüntü falan almaya çalışıyorlardı, fakat o kadar fazla taş atıyorlardı ve uçan tekmelerle saldırıyorlardı ki bize, adam akıllı görüntü alamamışlardı. Arkamıza saklanıp köylünün sakinleşmesini beklemişlerdi. O an anladım, muhabirlikte zor meslek.
ATV'de canlı izlemiştim bu haberi. Ben görüntülerde çıkmamıştım
Sonuç: Diğer karakollardan 4 tim destek alıp muhtarı ve diğer şahısları şafak baskınında tutuklamıştık. Lice, Bismil ve Çınar'ın bir çok köyüne gittim. Ufacık çocuklar üzerimizde sadece kamuflaj var diye kürtçe bize dümdüz gidiyorlardı.