Kendi paran ile rezil olmak işte tamda böyle oluyor. Kısa işsizlik ödeneği çalışanın prim ödemelerinden kesilen işsizlik fonundan kaynaklanıyor.
Yani çalışan normal şartlarda işsiz kaldığında yanlış hatırlamıyor isem, son 3 yılda 600 gün çalışan işten çıkarıldığını 6 ay işsizlik maaşı alıyor idi. Bu işsizlik ödeneğini haketmesi gereken en düşük kademe rakamlar üste doğru 8 ay ve 10 ay diye biliyorum.
Pandemi süresinde bu 450 prim gününe düşürülerek 3 ay işsizlik maaş haklarında çalışana verilerek adı kısa işsizlik ödeneği kondu.
Diyelim ki pandemi döneminde 450 prim günü olan biri için işveren kısa işsizlik ödeneğine başvuru yaptı. İşsizlik maaşı alabilmek için işveren işçiyi işten çıkarması gerekiyordu. Bu yasa ile işveren sgk ya ben personelleri 3 aylığına izin verecem dedi. Sgk da şartlara sahip olan personele 6 aylık yerine 3 ay işsizlik fonundan ödeme yaptı.
Pandemi öncesi zaten gündeme gelen işsizlik fonunun hazineye bağlanması ve bu fonda toplanan paralar hakkında epeyce konuşulmuştu. Toplanan para aslında senin benim için sgk primlerimizden kesilen fon bedelidir.
Bu şu demek oluyor; hak kazanan ve kısa çalışma ödeneği alanlar aslında fona yatırılan kendi haklarıdır. Bazı işverenler kısa çalışma ödeneği ile izin verdiği personeli 1 hafta çalıştırıyor.
Aramızda bu konu hakkında daha iyi bilgiye sahip olacak arkadaşlar var ise açıklık getirebilir. Devletin yaptığı 1000 lira ödemeleri ise bu fondan faydalanamayanlara verilmektedir.
Hem kısa çalışma ödeneği den faydalanıp kısa süreli işten çıkarılıyor ancak işimizi kaybetmemek adına kendi hakkımız ile işverene çalışmaya devam ediyoruz.
Çok dahice değil mi?
hocam emın mısın bak ben zaten çıakrtsalardı 10 ay ıssızlık maası alabılıyordum sımdı onu yakmıs mı oluyolar