Delidadas25 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir kere ihvan, ihvancılık dendiğinde ne anladığınızı bilmek lazım ?

İhvancılık Mısır'dan doğan bir akım , Hilafet makamı ve Filistin üzerine odaklanmış bir fikir birlikteliği...
Sizin için olmayabilir fakat, ben ve benim değer yargılarımla paralel yetişen nesiller için Filistin kırmızı bir çizgi olarak devam etmektedir. Her ne kadar şuan istediğimiz beklediğimiz adımlar tam anlamı ile atılmamış olsa da, orası bizim mabedimiz ve şartlar oluştuğunda tekrar bizim olacaktır.

Hilafet konusuna gelirsek eğer, çok daha uzun ve derin olmasına rağmen ben size kısa bi özet geçeyim de öyle Atatürk Hilafeti kaldırdı, millet kurtuldu safsatasının arka planına bi göz atın bu sayede.. Lozan imzalandığında İngiltere harici tüm taraf ülkeler bu anlaşmayı imzalayıp meclislerinden geçirdiler, İngilizler için kırmızı çizgi Hilafetin kaldırılması idi, zira dünya üzerinde en çok Müslüman'ın yaşadığı topraklar,İngiliz sömürgesinde idi... Olası bir cihad çağrısında olabilecekleri bildikleri için bu konuda direttiler ve Lozandan 9 ay sonra falan hilafet kaldırıldı ve akabinde İngiliz meclisinde oylanıp Lozan kabul edildi..

Tüm dinlerin bir merkezi var iken, ve bu merkezlerin söylediklerini ülkeler emir olarak benimserken, Müslümanların merkezini darmaduman edip,başsız bırakıp da sömürmeye hazır hale getirdiler. Mısırdan bir akım çıkıp bu makamın tekrar hak ettiği yeri alması için birliktelik oluşturmaya çalıştı ve bu hareketi Hilafet makamının gücünü istemeyen tüm devletler gibi içimizdeki sizler de terörist odaklı bir yapı olarak gördünüz..

Yazdıklarınıza sırası ile cevaplar vermeye çok da uzatmamaya çalışıyorum ama konu derin..

Gelelim milli değerler konusuna..

Dış politikasının Türk Milletinin değerlerine katkı sağlaması için Avrupa ve Amerikan çıkarlarına ters düşmesi kaçınılmazdır. Eğer onlarla ortak değerlerde buluşuruz diyorsanız o zaman sizin Türk değer yargılarınız bizimkinden çok çok farklıdır.
Zira Oğuz Kağan'ın, Mete Han'ın kızıl elması ile Alparslan'ın Fatih'in Abdulhamid'in kızıl elması aynı ülküdür.. Gök Tengri kuralları ile Allah'ın kuralları arasında bir fark yoktur neredeyse..
Adı Hun da olsa, Karahanlı'da olsa, Selçuklu da ola, Osmanlı da olsa, Türkiye Cumhuriyeti de olsa, bizim misyonumuz zulüm edene düşmanlık, mazluma hamilik etmek oldu hep...
Çinle savaştık, Moğolla savaştık, Bizansla savaştık, Haçlı ile savaştık, dikkat edersen hep küffar hep zulüm denince akla gelen ülkeler.. ve Hepsi de çok güçlü idiler.... Ne Mete Han ne Alparslan,ne Çağrı bey, ne Osmanlı,ne Keykubat, ne de Atatürk savaştan kaçmadılar..
Şimdi iki ekonomik kriz gördük diye yuları bunların eline mi verecez?

Siz daha düne kadar bbg evi diye tabir ettikleri, oysa bbg evinden sadece istedikleri kısımları kesip de bize veren israil heronları ile operasyon yapımaya çalışırken, bugün aynı anda iki farklı ülkede operasyon yaparken üstüne üçüncü bir ülkeye de operasyon yapar hale gelmişiz..

Devamını evden yazarım.
Müslümanlar ne sallıyordu ya hilafeti. Madem ki hilafet bu kadar mühim bir şeydi, Lawrence halifeden daha mı büyüktü ki MÜSLÜMAN araplar onun peşinden gitti? 4 büyük halifeden 3'ü öldürülmüş, sonrası babadan oğula geçmiş... Ne kadar mantıklı değil mi hilafet denilen şeyin babadan oğula geçmesi. Şarap içen de halife olmuş, ot çeken de. Kılıç zoru ile başka devletlere geçmesinden hiç bahsetmiyorum. Hele bir de Abdulhamid, kızıl ülkü falan denmiyor mu, çıldırıyorum. Hangi ülküyse artık kaç Türkiye kadar toprak kaybettik.