ejder024 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Her insanın bir düşünce kapasitesi ve şekli oluyor. Örneğin A kişisi ileriye dönük düşünme şeklinde bir eş,çocuk,ev,araba vardır. Bunlar için ne gereklidir ortalama bir maaşla çalışabileceği bir iş kovalar. Girdiği işte belirli bir noktaya kadar başarılı olmak ve işini kaybetmemek hedefidir. Birde B kişisini ele alalım onun hedefinde zengin olmak vardır aile,çocuk bunlar falan zihninde ya yoktur yada ikinci seçenek olarak vardır. B kişisi hedeflerine ulaşabilmek için bazı riskler alır ve ya başarılı olur yada başarısız olup tekrar dener ve sonunda hedefine ulaşır. Bu B kişisi A kişisinden daha çok risk alıp ve daha çok çalışmıştır.
B kişisi bizim düşündüğümüz gibi birilerinin sırtına basarak veya ezerek bir yere gelmemiştir. Tam tersine biz aval aval gezerken adam bir yerlerde ya çalışıyordur yada bir şeyler öğreniyordur.
Bu B kişisi bizden daha çok çalışmış ve o noktaya varmıştır. Şimdi diyeceksiniz ki ee sen ne oldun da bu şekilde konuşuyorsun. Beni çevrem bu kalıba soktu çünkü ben kendime bir hedef koymadım ben A kişisiyim.
Biraz düşünürseniz çevrenizin şu anki durumda olmanızın da ne kadar rolü var göreceksiniz. Çevreniz faktörü bunda çok etkilidir. Ama kendimizi geliştirebilirsek beynimizdeki duvarları yıkabiliriz.
Mükemmelsiniz hocam.. Bütün söylediklerinize harfiyen katılıyorum. Ve eklemek istiyorum; BİLGİ bu kelime bile muazzam bir olgudur, yapıdır. Bilgi sahibi olmak isteyen KELİME bulur dokunur ve öğrenir. Öğrenmek için düşünmek gerek. Emin olun çevre sizi bilgisizliği ile bir kalıba sokabiliyorsa. Siz bilgi ile ilk önce kendinizi bir kalıba ve çevrenizi bir kalıba sokarsınız. Bu sizin bilgi seviyenizdeki bir kalıp olur. Ha eğer şunu bahane edeceksek; cahili bir kalıba sokamayız çünkü cahil cahildir diye bir bahane bulacağız. Peki cahil bir akıllı ve bilgi sahibi olanı nasıl kalıba koyabilecek? Eğer cahil bizi bir kalıba koyabiliyorsa bizim bilgimiz cahil dediğimizinkinden daha azdır. Çünkü o bizi en azından bir kalıba koymayı başarmış...