Vardır. Fakat herkes "akıl" kavramını kendince tanımladığı için işine geldiği gibi yorumlayabilir. Hayvanların aklı yoktur, insanlar üstündür vs. bu tür anlayışlar insanı sözde yüceltip evrenin efendisi konumuna getirmeye çalışırken, insanın doğanın bir parçası olduğu gerçeğinden uzaklaşmıştır. Her şeyden öte, insan da bir hayvandır. İnsanın aklı olduğuna göre, hayvanların aklı vardır diyebiliriz.
Immanuel Kant'a göre aklın sınırları şöyle çizilmiştir:
"
Akıl, fenomenlerin benzerliğinden kurallara varma yeteneğidir." Başka bir yerde de "
Akıl, kösnüllüğü kendi sınırlarını genişletemeden kısıtlar" demektedir.Rudolf Eisler'in kapsamlı tanımına göreyse
"
Akıl (logos, epistêmê, intellectus, intelligentia, ratio, entendement, understanding) geniş kapsamıyla kösnüllüğün karşısındaki zekâ olan düşünme gücüdür. Daha dar bir kapsamdaysa akıl, anlayış karşısında ruhun bir bütün olarak anlama, (doğru) kavrama (soyutlama) hükme varma kapasitesidir. Kısacası akıl, birbiriyle bağlantı kurarak kıyaslayan, inceleyen düşünce ve anlama, yani kelimelerin ve kavramların manalarını bilme yeteneği demektir. Akl-ı selim (bon sense
) ise özel bir eğitim almadan normal insanda doğal olarak mevcut olan, normal, metodik olmaktan uzak ve dolayısıyla yanlış sonuçlara daha kolay varabilen kavrama ve hüküm verme gücüdür."Arthur Schopenhauer'de akıl, sebep ve sonucu ayırt etmektir:
"
Maddenin öznel bağıntısı veya aynısı olan nedensellik akıldır ve bundan başka bir şey değildir. Tek işlevi ve tek gücü nedenselliği kavramaktır."[3]Klasikleşmiş olmasına rağmen kavramı tanımlamaktan uzak René Descartes'in sözü de tanınmıştır:
"
Akl-ı selim, dünyada en iyi dağılmış olandır; zira herkes ondan nasibini iyice almış olduğunu sanır. Hatta her konuda zor memnun edilebilen kişiler bile sahip oldukları akıldan fazlasını istememektedirler."