Durumun nasıl bir felakete gittiğini göremeyenler var.
Kamu Bankalarının nasıl bir arpalık haline geldiğini göremeyenler var.
Döviz Patlarsa kamu garantili köprü tünel otoyol ve hastanelerin fiyatlarının ne hale geleceğini göremeyenler var.
Merkez Bankasının rezervlerinin ne halde olduğunu göremeyenler var.
Ve dış borcun milli gelire oranının 2001 krizinden bile kötü olduğunu göremeyenler var.
Üstelik bu sefer senelerdir borçlandırılarak büyütülen özel sektör ve vatandaş da borç batağı içinde.
Ekonomi patlarsa bizim bankaları yabancılar üç kuruşa satın alırlar.
Bu bankalara borcunu ödeyemeyenleri evleri arabaları şirketleri de üç kuruşa haczedilir yabancıların eline geçer.
Bu ülkeye ülkesini düşünen bir parti ve devlet adamları gerekiyor. Ama yok işte, hepsi kendi tarafını zengin etme derdinde. Şuan kıymetli maden yatırımı fazla sanırım, insanlar parayı piyasaya yatırmaktan da korkuyor değer kaybedecek diye. Yapılan onca devlet zararına anlaşmaların hesabını verecek kimse olmayacak, çünkü bu zamana kadar hiç olmadı.
Düşüncene katılmıyorum hocam. Bize iyi bir devlet adamından ziyade iyi bir halk gerekiyor. Her halk hakettiği şekilde yönetiliyor.
Dünyada ülkesini ve halkını düşünen bir parti ve siyaset adamı bulamazsın. Dünyada herkes ilk önce kendini, sonra çevresindekileri kalkındırır. Bu ülkeye gerekli olan insan tipi seçtiği adamın bilmem neresinde kıl olan değil, seçtiği adama hesap sorandır. Hata yapanı körü körüne savunmayan, hata yapandan hesap soran bir halka ihtiyacımız var. Sürdürülebilir bir kalkınma için ihtiyaç duyduğumuz ahlaklı, çalışkan bir devlet adamı değil. Ahlaklı çalışkan bir halk. Çünkü Ahlaklı adamları sistem içinde eleyen, oy vermeyen bu halkın ta kendisi maalesef. Devlet salgın döneminde ihtiyacı olanlar için ucuz kredi verdiğinde ihityacı olmadığı halde bu krediye başvurup alan yüzbinler var. Siyasetçiler de tam da bu halkın içinden çıkıyor. Yani halkımız ne kadar ahlaklı dürüst çalışkan ise maalesef siyasetçimiz de o kadar...