kenankenan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam vergi müfettişi yanlış yapmışsınız diye itiraz etmiyor. "Biz müfettişe varlık barışından faydalandık diyoruz" Adam evraklara bakma gereği bile duymadan, öyle şey mi olur? Vergi Dairesi yanlış yapmış, siz yararlanamazsınız, diyor. Yukarıda yazdım zaten her sorun aynı dilekçeyle çözülmez diye. İşime gelen bilgiyi alır kullanırım diye belirttim, forumda defalarca yazdım. Sizin dilekçenizi (update edilmiş hali) kullandığım da oluyor, ben bundan gocunmam, 4 farklı dilekçe kullanıyorum. Olayın geldiği aşamaya göre. Doğrudan sistem üzerinden beyanname verdiğimizde, bunu kabul eden, bu sefer de siz hata yapmışsınız diyen de var. Yani karşınızdaki kişi dilekçeyi veya beyannameyi nasıl verdiğinize bakmıyor. Mutlaka kendi mantığına göre bir bahane buluyor. Tekrar ediyorum, vergi dairesine sistem üzerinden verilen beyannameleri, salla-pati vermiyoruz. Mükellefle Mali müşavir arasında e-beyanname verme aracılık ve sorumluluk sözleşmesi yaparak gönderebiliyoruz. Bu sözleşmeyi sisteme girmeden, sistem beyanname kabul etmiyor. Dolayısıyla verilen her beyannameden vergi dairesinin haberi var. Zaten haberi olmasa, bu ay beyanname vermedin diye özel usulsüzlük cezasını hemen gönderirler. Vergi dairesinin bilgisi olmadan, hiç kimse e-beyanname sistemi üzerinden bir tane bile beyanname gönderemez. İki üç ay ard arda KDV beyannamenizde imalatçı sıfatıyla ihraç kayıtlı satış gösterin, ertesi hafta vergi dairesi kontrole gelir, bunlar gerçekten imalatçı mı diye kontrol eder. Ya da küçük bir atölyede her ay satışlarınız 100 bin TL iken, ertesi aylarda bu rakam 1 milyonlara ulaşırsa, iki üç ay sonra yoklama memuru gelir kontrol eder, hayırdır sen ne iş yapıyorsun diye sorgular. Daha önce dediğim gibi sistem üzerinden beyanname vermekle kağıt olarak beyanname vermek arasında hiç bir fark yoktur. İdarenin bilgisi dahilindedir ve kontrol edilir. Zaten maliye bile genel tebliğinde belirtmiş duruma göre ya kağıt olarak verin, ya da sistem üzerinden verin demiş.

Ayrıca katılmadığım şu noktalar var: Maliye Bakanlığının genel tebliğleri, özelgeleri, vs diğer bütün düzenlemelerinde bir husus mükellefin lehine olursa, mükellefin lehine olduğu açıkça yazıyorsa zaten yasa gereği buna müfettişler buna uymak zorundalar. Ama uygulamada böyle bir durum yok. Mükellefin lehine yazsa bile siz okursunuz lehine anlarsınız, vergi müfettişi okur aleyhine bir anlam çıkarır. Kafa yapısı tamamen farklı yani. Şartlanmış bir şekilde yorum yaparlar. Bir husus genel tebliğde mükellefin lehine açık açık yazsa bile uy-maz-lar. Örnek olarak, geçenlerde bir inceleme raporu gördüm, dava açılacak. VUK 449 Genel Tebliğ de beyanname vermemeye ceza kesmeyin dediği halde müfettiş ne bulduysa kesmiş.

Benzer şekilde vergi mahkemeleri mükellefin lehine bile olsa bu düzenlemelere uymak ve bunu mükellef lehine yorumlamak zorunda değildir. Vergi mahkemeleri vergi dairesinin kabul ettiği bir işlemi hiç bir araştırma ve inceleme yapmadan doğru sayamaz. Mümkün değil. O zaman yargılama makamı vergi mahkemesi değil vergi dairesi olur. Adama demezler mi vergi dairesinin her yaptığı işi doğru sayacaksanız, sen ne iş yapıyorsun o zaman? diye.

"Bunun bir sonucu olarak da vergi idaresinin mükellef lehine ortaya koyduğu düşünce ve mülahazaların mahkemece dikkate alınmaması veya ortadan kaldırılması görülmemiş bir hadise olacaktır." bu görüşünüze de katılamıyorum maalesef. Çünkü siz de hak verirsiniz ki vergi idaresi hiç bir zaman Türkiye tarihinde var mıdır bilmem ama büyük ihtimalle yoktur. Hiç bir zaman mükellef lehine bir idari işlem yapmaz. Tekrar Tekrar söylüyorum Yapmaz. Arada yüz binde bir belki örnek çıkar. Ayrıca vergi dairesi tek başına vergi idaresi değildir. Verginin hesaplanıp mükellefe tebligatını yapan, vergi idaresinin en alt kademesidir. Görüş verme yetkisi yoktur. Yaptığı işlemler emsal niteliği taşımaz. Yaptığı idari işlemlerde hata yapma oranı yüksektir.
Hatta ve hatta vergi mahkemesine dava açarken, karşı taraf hanesine "........ vergi dairesi bile yazamıyoruz". Kendilerini mahkemede temsil yetkileri bile yok. Onun yerine o vergi dairesinden kim sorumluysa o başkanlığın adını yazıyoruz. Bu aynen bir çocuğun yaptığı işi babasına şikayet etmek gibi bir şey. Çocuk vergi dairesi, baba, vergi dairesi başkanlığı.
Ülkemizde belki de mal müdürlükleriyle birlikte bine yakın vergi dairesi var. İdarenin yaptığı bir işlemin delil niteliğinde emsal olabilmesi için tek bir yetkili makam olması, o makamın da bu konu hakkında söz sahibi olması gerekir. Yani bu dilekçenizi Maliye Bakanlığı kabul etse anlardım, ya da İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı. Daha mahkemelerde kendini bile savunamayan bir vergi dairesinin yaptığı işleme, vergi mahkemesi ne kadar güvenir, durum ortada. Ben olsam güvenmezdim.

Yine örnek vermem gerekirse varlık barışı dilekçenizi 100 tane vergi dairesine verdiniz, diyelim: 60'ı kabul etti, gel beyanname ver, 40 ı kabul etmem dedi. Yani kendi aralarında bile bir uygulama birliği yok. Bunların yaptığı olumsuz görüşleri dikkate almayıp, şunlar olumlu görüş verdi diyerek, görüş vermeye hakkı bile olmayan, yaptığı uygulamalar emsal sayılmayan bir kurumun yaptığı idari işlem bence delil melil olmaz.

Hocam ayrıca Tüketici mahkemesi delile felan bakmaz. Deyim yerindeyse boş dilekçe verseniz yine kazanırsınız. Bir tüketiciye bakar bir de karşı firmaya :-) Ne delili, ne yazısı. Tüketici mahkemesinde dava kaybetmek çok önemli bir maharettir. Kaybeden kişiye madalya verilse yeridir yani. :-)

Kenan Gümüş
S.M. Mali Müşavir
sn.kenangumus@gmail.com
Hocam vergi müfettişi yanlış yapmışsınız diye itiraz etmiyor. "Biz müfettişe varlık barışından faydalandık diyoruz" Adam evraklara bakma gereği bile duymadan, öyle şey mi olur? Vergi Dairesi yanlış yapmış, siz yararlanamazsınız, diyor.
Bizi çoğu sefer çok iyi yerden yakalamışsınız diye tebrik ediyor. Ancak maliye hiyerarşisi bağımsız hareket etmesinin önünde engel. Muhtemelen inandığını uygulayamayacak.

Yukarıda yazdım zaten her sorun aynı dilekçeyle çözülmez diye.
Tabi ki çözülmez. Ama her aynı sorun aynı dilekçe ile çözülür. Negatif reaksiyonlarda ise aldığınız lehe kararlar, üretilen çözümü objektif hale getirir. Bu durumda sorun yaşama ihtimalini azaltır.

Tekrar ediyorum, vergi dairesine sistem üzerinden verilen beyannameleri, salla-pati vermiyoruz. Mükellefle Mali müşavir arasında e-beyanname verme aracılık ve sorumluluk sözleşmesi yaparak gönderebiliyoruz.
Mali müşavirlerin çoğu bu sözleşmelere dikkat etmez. Ücretini alır sözleşmeyi tek taraflı doldurur. Nasıl olsa sistem kabul ediyor. Yani prosedür.

Bu sözleşmeyi sisteme girmeden, sistem beyanname kabul etmiyor.
Sistem dediğiniz ne verirseniz alan bir otomasyon. Sözleşmenin basitliğini zaten anlattım. Dilerseniz sizin adınıza 10 dk. içinde varlık barışı beyannamesi girdireyim.

Dolayısıyla verilen her beyannameden vergi dairesinin haberi var. Zaten haberi olmasa, bu ay beyanname vermedin diye özel usulsüzlük cezasını hemen gönderirler.
Özel usulsüzlük cezasını kafasına göre gönderemez. Öncelikle ihtar ederler. Geçmişe dönük kesmediklerini zaten biliyoruz.

Vergi dairesinin bilgisi olmadan, hiç kimse e-beyanname sistemi üzerinden bir tane bile beyanname gönderemez.
Kenan bey otomasyona geçmiş vergi dairelerinde verilen beyannameleri vergi dairesi açıp okumaz, tahakkuk fişi otomatik kesilir. Vergi dairesi ancak tarh dosyasını açarsa bu bilgileri görür. İşe başlama deseniz zaten evlere şenlik. Bunu da şirket kurma diye pazarlamıyorlar mı bir de…

İki üç ay ard arda KDV beyannamenizde imalatçı sıfatıyla ihraç kayıtlı satış gösterin, ertesi hafta vergi dairesi kontrole gelir, bunlar gerçekten imalatçı mı diye kontrol eder.
Bahsettiğiniz konu en çok istismar edilen ve fiktif işlemlerin yapıldığı mecra. Bunu varlık barışı ile kıyas yapmanız çok enteresan. Tıpkı akaryakıt sektöründe olduğu gibi ince eleyip sık dokuyacaklardır. Bu konularla kıyas yapmak hata olur.

Ya da küçük bir atölyede her ay satışlarınız 100 bin TL iken, ertesi aylarda bu rakam 1 milyonlara ulaşırsa, iki üç ay sonra yoklama memuru gelir kontrol eder, hayırdır sen ne iş yapıyorsun diye sorgular.
Burada da aynı şey geçerli. Sahte fatura düzenlemenin önüne geçmek için hassas davranırlar. Bizim konumuzla ilgisi yok.

Daha önce dediğim gibi sistem üzerinden beyanname vermekle kağıt olarak beyanname vermek arasında hiç bir fark yoktur. İdarenin bilgisi dahilindedir ve kontrol edilir. Zaten maliye bile genel tebliğinde belirtmiş duruma göre ya kağıt olarak verin, ya da sistem üzerinden verin demiş.
Hali hazırda kayıt dışı olan biri beyannamesini 3 şekilde verebilir. Kağıt kendisi, e-beyan kendisi, e-beyan mali müşavir. Ancak hepsi için mükellefiyet kaydı açılmalı. Bu kayıt ise iki şekilde açılır.
  1. Ya varlık barışı isteminizi kabul ederler
  2. Ya da Ali Cengiz oyunu ile işe başladım deyip kayıt açtırıp sonra başlamadım diyerek
Başka formül yok.

Ayrıca katılmadığım şu noktalar var: Maliye Bakanlığının genel tebliğleri, özelgeleri, vs diğer bütün düzenlemelerinde bir husus mükellefin lehine olursa, mükellefin lehine olduğu açıkça yazıyorsa zaten yasa gereği buna müfettişler buna uymak zorundalar. Ama uygulamada böyle bir durum yok. Mükellefin lehine yazsa bile siz okursunuz lehine anlarsınız, vergi müfettişi okur aleyhine bir anlam çıkarır.

Ben müfettiş demedim mahkeme dedim yanlış okumuşsunuz. Çünkü lehe düzenlemelerde ihtilaf çıkmaz ya da mevcut çekişme lehe düzenleyici işlemler nazara alınarak sonuçlandırılır. Örnek vermek gerekirse örneğin Genel Tebliğ geçmişe dönük özel usulsüzlük kesilmez diyorsa mahkeme illa keseceksin demez. Böyle bir uyuşmazlık doğmaz.

Bir husus genel tebliğde mükellefin lehine açık açık yazsa bile uy-maz-lar. Örnek olarak, geçenlerde bir inceleme raporu gördüm, dava açılacak.
Ben bunu hep mahkeme fonksiyonu açısından açıkladım ama siz idareyi nazara alarak değerlendirmişsiniz. İdare tabi ki daha çok vergi daha çok ceza nazarıyla olaya yaklaşır.

Benzer şekilde vergi mahkemeleri mükellefin lehine bile olsa bu düzenlemelere uymak ve bunu mükellef lehine yorumlamak zorunda değildir. Vergi mahkemeleri vergi dairesinin kabul ettiği bir işlemi hiç bir araştırma ve inceleme yapmadan doğru sayamaz. Mümkün değil. O zaman yargılama makamı vergi mahkemesi değil vergi dairesi olur. Adama demezler mi vergi dairesinin her yaptığı işi doğru sayacaksanız, sen ne iş yapıyorsun o zaman? diye.
Bu işin içinden geliyorum. Vergi mahkemelerinde açılan davaların %80’i mükellef lehine sonuçlanır.

Görüş verme yetkisi yoktur. Yaptığı işlemler emsal niteliği taşımaz.

Görüş verme yetkisi tabi ki vardır. Bir de davada taraf ise söyledikleri kendini bağlar. Yanlış özelgeye göre işlem yapana ceza verilmez. Danıştay’a göre ise idarenin yanılttığı hallerde mükellef sorumlu tutulmaz. Bunları yok sayamayız.

Hatta ve hatta vergi mahkemesine dava açarken, karşı taraf hanesine "........ vergi dairesi bile yazamıyoruz". Kendilerini mahkemede temsil yetkileri bile yok.

Vergi dairelerinin temsil yetkisi vardır. İstanbul vergi mahkemelerinde davalı yani hasım taraf her zaman ilçe vergi daireleridir. Vergi Dairesi Başkanlığı’nı hasım yapamazsınız. Ama küçük şehirlerde başkanlıklar davalı taraftır. Bunun temsil yetkisi ile ilgilisi yok. Bu idari işleme nüfuz edebilecek idari birimin tespitiyle ilgilidir. Hatta vergi dairesi teşkilatı olmayan yerlerde mal müdürlükleri dahi hasımdır (davalıdır).

Yani bu dilekçenizi Maliye Bakanlığı kabul etse anlardım, ya da İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı. Daha mahkemelerde kendini bile savunamayan bir vergi dairesinin yaptığı işleme, vergi mahkemesi ne kadar güvenir, durum ortada. Ben olsam güvenmezdim.
Atı alan Üsküdar’ı geçti. İstanbul’da birçok vergi dairesinden aynı görüşü aldık veya şifahi olarak kabul edildi. Tek direnen vergi dairesi GOP. Onun davası da devam ediyor.

Yine örnek vermem gerekirse varlık barışı dilekçenizi 100 tane vergi dairesine verdiniz, diyelim: 60'ı kabul etti, gel beyanname ver, 40 ı kabul etmem dedi. Yani kendi aralarında bile bir uygulama birliği yok. Bunların yaptığı olumsuz görüşleri dikkate almayıp, şunlar olumlu görüş verdi diyerek, görüş vermeye hakkı bile olmayan, yaptığı uygulamalar emsal sayılmayan bir kurumun yaptığı idari işlem bence delil melil olmaz.

Size göre delil olmayabilir ama benim bilgi ve tecrübelerime göre mükemmel delil olacaktır. Bunu zamanla göreceğiz.

Hocam ayrıca Tüketici mahkemesi delile felan bakmaz. Deyim yerindeyse boş dilekçe verseniz yine kazanırsınız.
Buna yorum yapmayacağım. Ne diyeyim ki 😊

İyi çalışmalar