Oxsigen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
3 ay önce ben devletin olaya el atması gerekiyor dediğimde, siz devlet hiç kimsenin bekçisi değil, böyle işlere karışmaz gibi bir laf söylediniz. Ama şimdi hükümete yakın kaynaklar yılda 3 araç için değil 5 yıl kullanmadan satılan her araç için vergi alacağını söyleyip, ötv indirimi ve faiz indirimi arasında kaldıklarını söylüyorlar. Sektörleri piyasaları canlandırmak için daha farklı konular üzerinde çalışıldığı söyleniyor. Tabi bunlar gerçeğe yakın söylentiler. Siyasetçiler her zaman birşeyler söylüyor.
Devlet fiyatlara karışmaz. Ama ekonomiyi düzenleyici rolü vardır. Devlet ucuz kredi verdiğinde de ÖTV'yi indirdiğinde de aslında senin benim paramı harcar. Yani hazine bize aittir. Devlet ucuza kredi verdiğinde birilerinden alıp diğerlerine para veriyordur. Devlet ÖTV'yi düşürdüğünde de aslında birilerinden alması gerektiği vergiden vazgeçtiği için senden benden daha çok vergi alacak demektir. Yani her türlü devlet birilerine kıyak yaparken birilerine kazık hazırlıyordur.

Sizin söylediğiniz devletin fiyatlara el atmasıydı. Devlet fiyatlara doğrudan karışmamalı. Bu fiyat komisyonları da Kuzey Kore gibi ülkelerde olur. Serbest Piyasada isteyen malını istediği rakama satar. Bu satıcı ve alıcı arasındaki ilişkidir. Bunun istisnaları ekmek süt şeker ilaç gibi temel ihtiyaç maddeleridir. O durumda da devlet fiyatlara doğrudan müdahale edemez. En fazla o sektörlere ek vergiler, daha ucuz satanlara teşvikler gibi dolaylı müdahaleler yapabilir. Hükümet önce 1 liralık akaryakıtı vatandaşa 7 liraya nasıl sattığının hesabını versin sonra özel teşebbüsün kar marjının peşinde düşecek komisyon kursun. Devlet 1 liraya mal olan akaryakıttan 6 lira vergi alıyorsa, bir müteahhit ya da galerici de 10 bine aldığı arabayı 60 bine satabilir. Araba ya da ev fiyatlarını belirlemek devletin işi değildir. Eğer fiyatları devlet belirleyecekse biz dükkanları kapatalım herşeyi devlet kendi alıp satsın bakalım ne oluyor?

Bunlar baskıcı otokrat saçma bir rejimin hayali ekonomik düzeninin uygulamaları. Para basıp piyasaya salarsan paranın değeri düşer ve fiyatlar yükselir. Salgın yüzünden talep sıfırlandığı için 2-3 ay enflasyon yaşanmadı. Salgın hafifleyip krediler ucuzlayınca gördük ev araba fiyatlarını. Devlet ne diyecek vatandaşa? 50 bine aldığın arabayı 100 bine satamazsın mı diyecek? O aravaya 100 bin verecek adam varsa bu devleti ne ilgilendirir. Devletin yapması gereken alışverişi kontrol edip tahakkuk eden vergiyi alarak diğer vatandaşları korumaktır.

ÖTV indirimi ile kredi faizleri arasında kaldıklarında elbette faiz indirecekler. Çünkü hem ÖTV hem faiz indirirlerse devlet aşırı zarar eder. Tek başına ÖTV indirimi bir işe yaramaz çünkü vatandaş da devletin kendisi gibi birikim yapmayan borçla büyüyen bir karaktere sahip. Yani borçlanmadan araba alacak arabasını yenileyecek insan yok. Sen borcu da ucuz verdin mi elbette talep artacak. Ama son 3 yılda döviz fırladığı için talep sıfırdan ziyade ikinci el arabalara ikinci el evlere yönelecek. Ve bunların fiyatları talep arttığı için artacak.

Hükümet istiyor ki ben kredi faizlerini düşüreyim, piyasaya bolca para süreyim, paranın değeri düşsün. Ama ev sahipleri araba sahipleri fiyatlarını arttırmasınlar kanaat etsinler. Devlet de kanaat etsin 1 litre mazotu 2 liraya satsın o zaman. İnsanlar hükümetin ekonomik dengelerini değil kendi bütçelerini düşünürler. Ve satan da karını maksimize etmek en yüksek bedeli veren alıcıyı bulmak ister.