Fiyatların düşmesinin tek yolu kredi musluklarının kapatılmasıdır. Bakın ev piyasası için de aynısı geçerli. Devletin ucuz kredi vermesi talebi arttırıyor. Kimse birikmiş parasıyla araba ev almaya kalkmıyor. Herkes kredi çekiyor. Kredi musluklarını kapatın. O zaman kimse arabasını satamaz. Acil paraya ihtiyacı olanlar piyasayı düşürmeye başlarlar. Acil paraya ihtiyacınız yoksa koyarsınız keyfe keder fiyatı alıcı çıkmasını beklersiniz. Ama acil paraya ihtiyacınız varsa alıcı bulmak için giderek fiyat kırarsınız.
Devlet ucuz kredi veriyor. Aslında kredinin ucuzu olmaz. Enflasyon farkı faiz indirimini kamu bankaları görev zararı yazar. Yani enflasyon sözde %25 iken siz senelik %9,5 faizle kredi veriyorsanız kamu bankası her krediden %15 zarar ediyor demektir. Bu %15 görev zararı yazılır ve o krediyi çekmeyenler krediyi çekenlerin sponsoru olur ))))
Yani bu piyasa canlansın diye verilen ucuz krediler devletin verdiği bir para değil, vatandaşın verdiği para. Sadece bizim millet cahil olduğu için devletin hükümetin reisin kimin parasını dağıttığının farkında değil. Para basıp krediyi ucuz ve bol dağıtırsanız, paranın değeri düşer talep patlaması yaşanır. Ve arzı arttıramadığınzı sektörlerde talep enflasyonu yaşanır.
YANİ EMLAK VE OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE FİYATLARIN ARTMASI FIRSATÇILIK, HAİNLİK DEĞİL TALEP ENFLASYONUDUR. UCUZ KREDİYİ DAYARSANIZ İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE TALEP ENFLASYONU YARATIRSINIZ.
Burada 2 sorun var.
1) Ucuz krediler para basılarak dağıtılıyor. Bu dağıtılan kredilerin faiz zararlar kredi çekmeyen adamların üzerine de yükleniyor. Tıpkı tüm ömrünü Ağrı'da geçirip hayatında 3. köprüden 3. havalimanından yararlanmayan bir adamın vergilerinden bu köprü ve havalimanlarının garanti parasının ödenmesi gibi.
2) Ucuz krediler piyasada para arzını arttırıyor. Paranın değeri düştüğü ve talep arttığı için enflasyon artıyor. Hükümet hiç bir liberal ekonomide görülmeyen fiyat kontrol komisyonları kuruyor. Firmaların zam yapmasını engellemek için üzerlerinde siyasi baskı kurmaya çalışıyor. Siyasi barkı ile şirketlerin karlılıklarını düşürerek enflasyonu dizginlemeye çalışıyor. Hayali stokçular ve fırsatçılar propogandası yapıyor.
Fiyatlar Türk Lirası bazında asla düşmeyecek. Ama dolar bazında düşecek. Sizin en büyük hatanız fiyatları matematiksel değer olarak düşünmeniz. Oysa fiyatları dolara çevirip karşılaştırmanız lazım. Çünkü fiyatları matemaitksel değeri ile değil alım gücü ile kıyaslamanız lazım.
Bu ekonomi böyle iktisadi gerçekler yerine bir kişinin şahsi hayallerine göre yönetilirse krediler batacak. İnsanlar kredilerini ödeyemediklerinde o araçlar ve evler varlık fonlarına devredilecek ve icra ile satılacak. O zaman icraya düşmemek için bir çok kişi evini ederinin altına vermek zorunda kalacak.
Bu mortgage balonu Amerika'da patladı. Amerika'da evlerin ortalama değeri ortalama yıllık gelirin 5 katına ulaştığında mortgage krizi yaşandı. Yani bu evlerin arabaların fiyatları düşecek ama Türk Lirası bazında değil dolar bazında...