Evet sıkıntı burada fakat hangi reklamı ne zaman çıkaracağını biz belirleyemiyoruz ki.
Misal Türkçe bir siteye reklam veren yabancı bir A firmasının hedefi hem yurt içi hemde yurt dışında yaşayan Türkler olabilir. Bu durum Türkiye içerisinde sabit bir reklam alanı ile karşılaştırılmaması gerekir.
Hocam ben zaten Türkler demedim Türkiye'ye yönelik dedim. Alınan ülke raporu da Türkiye'ye yönelik olanları kapsıyor.
Aşağıda ki örnek hizmet ihracı tebliğindendir. Yurtdışında ki seyehat acentası aracılığıyla Türkiye'ye gelen turistler Türk firma tarafından Türkiye'de konaklatılır ve gezdirilirler. Turistler Türkiye'de bu hizmetten faydalanırlar ancak Türk firmanın kazancının tamamına KDV uygulanmaz. Sadece Türkiye'de yararlanılan ücret kadarı KDV'ye tabii olur kalanı hizmet ihracıdır KDV'ye tabii olmaz.
Eğer bunu kendimize uygulayacak olursak yaptığımız harcamalar örneğin sunucu masrafı, içerik hizmetleri alımı, bakım masrafları vb. bu hizmeti sunarken yaptığımız giderler için KDV'ye tabii oluruz. Zaten bu hizmetleri alırken KDV ödediğimiz için de google'a fatura ettiğimiz KDV tutarını hizmet alırken (sunucu vs.) ödenmiş KDV'lerden mahsuplaştırarak cebimizden hiçbir ek para çıkmadan muhasebeleştirebiliriz.
Giderlerden kalanı ise hizmet ihracıdır.
Ayrıca Turistler Türkiye'ye kendileri gelmiş olsaydı ve aynı Türk firmasından konaklama, gezme hizmeti alsaydı işler değişirdi ve Türk firma sunduğu hizmet bedelinin tamamı üzerinden KDV'li fatura kesmesi gerekirdi. Umarım anlatabiliyorum.
Aynı şey bilboard'da dahi geçerlidir. Eğer ki Google'ın hizmet ürünlerininin satışını arttırmaya yönelik Bilboard'a reklam alırsanız bu KDV'ye tabi olur.
Ama siz Google'ın değil Google'ın orada satış yaptığı ve bu satıştan orada kâr elde etmek suretiyle yararlandığı firmanın reklamı bilboard'da görünürse bu farklı olur. Ayrıca bilboard'a Google'dan üzerinden reklam veren firma Türkiye'de KDV'yi ödemekle mükelleftir. Eğer siz de aynı bilboard için Google'dan KDV almadan KDV öderseniz bu mükerrer olur.
Örnek 3: Türkiye'de yerleşik olan ve seyahat acenteliği yapan (B) A.Ş., yurtdışında bulunan bir seyahat acentesinin gönderdiği turist grubuna konaklama, tur düzenleme ve yeme-içme hizmeti vermektedir. (B), söz konusu hizmeti karşılığında, 25.000 TL almıştır. Türkiye'deki seyahat acentesi aldığı bu paranın 10.000 TLlik kısmını, turist grubunun Türkiye'deki konaklama, yeme-içme gibi masraflarında kullanmıştır. Yaptığı bu masraflardan sonra kendisine 15.000 TL kalmıştır. Bu durumda, (B), yabancı seyahat acentesine 15.000 TLlik hizmette bulunmuştur. Bu hizmetten yabancı seyahat acentesi yurtdışında yararlandığından bu tutara KDV uygulanmayacak ve hizmet ihracatı kapsamında işlem yapılacaktır. Ancak, (B) A.Ş.nin turist grubuna Türkiye'de verdiği yeme-içme, konaklama gibi hizmetlerden, Türkiye'de yararlanıldığından, bu hizmetler vergiye tabi tutulacaktır. Dolayısıyla turist grubuna verilen yeme-içme, konaklama gibi hizmetler için genel esaslara göre KDV hesaplanacağı tabiidir. Bu mükellefin, yabancı seyahat acentasına verdiği söz konusu hizmetlere ait keseceği faturada, vergiden müstesna tutulan hizmet bedeli ile vergiye tabi tutulacak hizmet bedelini ayrı ayrı gösterebileceği gibi, bu hizmetler için ayrı ayrı fatura düzenlemesi de mümkün bulunmaktadır. https://www.gib.gov.tr/fileadmin/usr...lak_II_A_2.htm
Ben mükerrer KDV olayına katılıyorum o konuda birşey demedim. Sizin verdiğiniz örnekte 15 bin TL kaldığı net bir şekilde görülüyor ve bu para ile artık herhangi bir işlem yapılmadığından tamamı ihracata giriyor. Ama reklam olayında öyle bakmıyorlar işte olaya alınan her kuruş satışı artırmaya yönelik bir hizmet olarak bakıyorlar. Mükerrer ödemeden yürümek daha mantıklı bence en güçlü savunmamız ve anlayabilecekleri dil o.
Yalnız şöyle birşey de var. Biz hep Trendyol örneğinden gittik. Almanya'da bulunan ABC firması Türkiye'ye reklam yapıp KDV ödemeden reklamlarını gösterebilir. Biz aracılık edenler de KDV ödemez isek devlet Türkiye'de gerçekleşen bu hizmetin KDV'sini kimden alacağım diyebilir.