Aynen öyle hocam. Bu yüzden fedakarlık çok önemli
Aslında bencillik diye bir şey yoktur, önceki yazdığımda buna değinmiştim. Asıl sorun insanların kendilerini tanımıyor oluşu. Kullandığımız cep telefonu kadar kendimizi bilmiyoruz. Kendini tanıyan insan başkalarını kendinden ayrı göremez. Bizlerdeki fark sadece yüzümüzdedir davranışlarımız sonradan edinilmiştir. Bendeki varlık canlılık sende de vardır, iyilik birlik olabilmektir, birliğin önünde duran setleri yok etmek perdeyi indirmektir.
Yani bu lafları okuyorsun evet mantıklı bir şeyler yazıyor diyorsun evet ama işin görünen kısmını görüyorsun sadece. Görmediğin şeyler var ki üstüne basa basa tekrarlıyorum. İnsanların yaptıklarını değil özlerine bakmaya çalışın alışkanlık haline getirin. Hayvan beslediğiniz zaman onu davranışlarıyla mı seversiniz yoksa içindeki canı hissedip görüp mü seversiniz.
İnsanlardaki isimlere takılmamak lazım özümüze ulaşmamış gerekiyor. İnsanın insandan farkı yoktur dediğim de bundan ne anlıyorsunuz? Özünde bir olan şey görünürde çokluk gibi. Bu bir yanılsamadır. İki gözümüz var ama tek görürüz öyle değil mi?
Bu bir olan öze müslümanlar Allah derler. Nefsini bilen rabbini bilir.
Peki yanılsama nasıl ortaya çıkıyor? Ruhumuz beyinde hapsolmuştur. Bedeni kontrol etmekte ama aynı zamanda bedene canlılık vermektedir ancak bu canlılık bedenin kendinden bilinmiştir, yanılsama burada başlar. Bilgisayarın fişini çek bakalım canlılık nereden geliyor. İnsan kendi varlığına ihanet ederse başkalarına da aynısını yapmış olur ve yaparda.
Mühim olan ruhu ve bedeni tek olarak ele almadan bütünsel değerlendirme yapabilmek. Beden ruha ayna olur çünkü ruhun kendiliğinden düşünme becerisi yoktur ancak beyin ruha bir takım yetenekler kazandırır. Beynimizde düşünerek kendimizi keşfederiz. Ancak insanlar her zaman dünya işleriyle meşgul oldukları için, dünya işlerin de amaç para kazanmak olduğu için asli görevlerimizi unutmuşuzdur.
Görevini yerine getirmediğin bir yerde cezası olmaz mı? Cezasız iş var diyen çıksın dışarı kendi aklına göre istediğini yapsın görelim bizde sonucu. Cezalar bize düşen görevleri hatırlatmak içindir. Etki tepki sistemi vardır ki ruh bu şekilde eğitilebilir. Ağırlığı bedenimize verirsek sadece bedenimizi geliştirmiş oluruz. Bedenin gelişmesi ruhun gelişmesi demek değildir. Örneğin kaslarını geliştirdin bunun beynimize ve dolayısıyla ruhumuza katkısı olur mu. Sağlık açısından olur. Yaptığımız işlerin faydası olduğu gibi zararları da söz konusudur.
Ya ruhumuzun bedenimizin ilmine sahip olacağız bunlara da kimse sahip olmadığı için dinin emrettiği şekilde yaşamaya gayret edeceğiz. Adam diyor ki din yoktur. Peki kardeşim benim apaçık gördüğümü sen görebiliyor musun? Daha benim gördüklerimi göremiyorken dinin olmadığından nasıl emin olabilirsin? Veya Tanrı yok diyor. Bende diyorum ki yaratandan başka bir şey yoktur. Senin beynin ve düşüncelerin bu yönde olgunlaşmamış, ne kadar zeki olduğunun önemi var mı. Bilgi yoksa zeka ne işe yarar.