Merhaba İyi Bayramlar,
Öncelikle mesele hakkında düşüncemi beyan etmeden önce konunun anlaşılması için açıklama yapayım. Mali müşavirler kayıtlı çalışanların vergi ödevlerinin ve mali işlerinin yerine getirilmesinde fonksiyon ve aracılık gördüğünden kayıt dışı vergilendirmelerle ilgili tecrübe sahibi değiller. Bu nedenle aradığınız hukuki çözümlere verdikleri cevaplardan tatmin olmuyorsunuz. İstisnalar olabilir.
Yıllarca vergi müfettişlerinin kaleme aldığı raporların hukuka uygunluğunu denetledim. Bunun sonucu olarak tecrübelerimi size aktarayım. Öncelikle dinlenme kurulu dediğiniz makam (RDK) sadece sizi biraz sıvazlayıp gazınızı alacaktır. Ben meslek hayatımda dinlenme kurulunda değişen sonuç hemen hemen hiç görmedim. Değişenler içerisinde ise bu sonuçlar çoğu zaman mükellef aleyhine değişir. Bu nedenle tamamlanmış bir rapor hakkında kuruldan etkili sonuç almayı beklemeyin.
KDV konusuna gelince, bazı müfettişler adsense vergilerini hesaplarken kayıt dışı dönemlerde KDV istisnasından yararlanamayacağını söylüyor. Bunu belge düzenleme ödevinin yerine getirilmemesine bağlıyorlar. Ancak hemen belirteyim KDV istisnasından yararlanmak için belge düzenleme zorunluluğu yok. Eğer ortada ihracat var ve biz bunu panel bilgisinden, içeriklerin dilinden veya yapılan işten anlıyorsak fatura düzenlenmemiş olsa bile istisnadan yararlandırılması gerekir. Kanun altı açıklayıcı ve düzenleyici işlem olan genel tebliğler ile bu zorunluluğun aranması hukuka aykırıdır. Bu konuda mahkeme kararları arttıkça görebilirsiniz. Çünkü ihracat istisnasından yararlanmak için, KDV indiriminde olduğu gibi "faturalarla gösterme zorunluluğu" yasada bulunmamaktadır. Bu tebliğe sonradan konulmuştur.
Diğer taraftan sizin gelir vergisinin KDV'ye göre fazla hesaplanmasının nedeni maliyet ve giderlerin gelir vergisi açısından dikkate alınması, ancak bunlarda yer alan yüklendiğiniz KDV'nin (yani bir mal veya hizmet alırken ödediğiniz KDV'nin) indirimlerde dikkate alınmamasıdır. Bunun nedeni ise alış faturalarındaki KDV'nin o dönem defter tutmadığınız için kayıtlarda bulunmamasıdır. Bunu anlayabiliyorum ve hukuken itiraz edilemez. Ancak KDV açısından yapacağınız itirazın temelini yurt dışı tıklama ve gösterim üzerine kurgulayın, çünkü bahsettiğim nedenle miktar hesabında ileri sürdüğünüz şekilde bir sorun olduğunu sanmıyorum.
Uzlaşmaya gelince ben açıkçası uzlaşanların pişman olacağını düşünmekteyim. Çünkü uzlaşmada tatmin edici bir indirim yok. Eğer inceleme sırasındaki kamu alacağını 3 parça bölersek (100 vergi, 100 vergi ziyaı cezası, 100 faiz + diğer ceza şeklinde) uzlaşmada yalnızca vergi ziyaı cezasının %80 silinir. Bu durumda yine 220 birim kamu alacağı kalır. Ve dava açma hakkınızı yitirirsiniz.
Duruma göre yapılandırma ve dava açmak çok daha avantajlı olabilir. Sorusu olan varsa alabilirim.