8 Yaşındaydım Annem ameliyat olmuş, babam ise işte çalışıyordu. Kapıcıydık o sıralar, arkadaşlarım kapıda top oynarken ben gizli saklı apartmanı silmeye çalışıyordum. İlk okul bitince yaz tatilinde bir konfeksiyon atölyesinde ortacı olarak başladı iş hayatım. Okullar açılınca bir döşemecide çırak olduk. Ardından su tesisatçısı, ardından aluminyum doğramacı. Nasıl geçti o yıllar hatırlamıyorum. Zar zor liseye kabul ettirebilmişti annem beni. Not ortalamam o kadar düşüktü ki; dün gibi hatırlarım okul müdürüğünün söylediğini. Hanım kayıtlar yapıldıktan sonra yer kalırsa söz alacağım.
Bir şekilde attık kapağı Ticaret meslek lisesine. Ve üç yıllık muhasebe bürası iş hayatı başladı. Lise bitti ve okumak namına bende bittim sayılır. Açıköğretim denedim ıhhh oda bir yere kadar. 19 Yaşında alt yapı kablolama, elektrik vs. işleri için Türkiye ' yi bir başından bir başına gezdim. O sıralar hiç fark etmemişim asker kaçağı olduğumu. Amcamlar köye seyahat ederken çevirmiş jandarma önlerini. Rutin kontrol sırasında sormuşlar filancı neyin olur diye. Oda yeğenim olur demiş. Böylelikle apar topar başladı askerlik hayatı.
18 ayın ardından bir tornacıda buldum kendimi. Derken bir baktım komşunun mutfağını boyuyorum, sonra bir baktım oradan başka bir evin boyacısı olmuşum. Derken bir baktım Bayrampaşa altıntepsi mahallesinde bir evi boyuyorum. Kader, nasip kısmet bu ya. Bir hafta sonra dayım bayrampaşada boyadığım evin karşısında bulunan benzinci de iş bulur bana. Yeniden muhasebecilik serüveni başlar 3,5 yıl boyunca. Normal şartlarda lisenin ilk yılında 14 dersin 9 ' u zayıf gelmiştir. Ama gel gelelim okulun en başarılı muhasebe, daktilo, bilgisayar dersinide ben vermiştirim nasıl oluyorsa. Velhasıl kelam uzun lafın kısası 2008 yılı idi sanırım yeni bir yol çizmeye çalışırım ve bir bakmışız yıllar yılları kovalamış. Şimdi 40 lı yaşlarımdayım ve yeni yeni ergenliğimi yaşamaya çalışıyorum.