İstanbul'da 5 yıl yaşadım. Sabah kalkıp arkadaşlarla adalar vb.. bir yerlere gezmeye gidelim derdik. Akşam olunca 4-5 saatimiz yolda geçmiş bir şekilde perişan olarak gelirdik. İşe giderken 3-4 otobüs değiştiriyordum. Sonra Bolu Dörtdivan'a öğretmen olarak atandım. Evle okul 30 metre mesafe. Başta sıkıcı geldi. 2000 nüfuslu ilçe. Bisiklet aldım tarla aralarında sürdüm. Okulun spor salonunda 2-3 günde 1 maç yapardık. Her akşam lojmanda bir arkadaşın evinde muhabbet olurdu. Bolu'ya Ankara'ya gezmeye giderdik. Oradan Göynüğe geçtim. Okul eve 2dk uzaktaydı. Okulun yanında dere vardı. Derenin kenarında çay içerken yanımızdan sincaplar geçerdi. Dağlarda, tepelerde yürüyüş yapardık. Oradan Çankırı'ya geçtim. Aradığımız her şeyi 1km mesafede bulmak çok güzeldi. Valilik, nüfus, mem, mahkeme vb.. her şey yakındı. Gürültü yoktu. Okul eve 8 dk mesafedeydi. Oradan birkaç yere daha gittim. Şimdi Ankara'dayım. Okul eve 1.5 km mesafede. Trafik derdim yok. İstediğim şeyleri bulabiliyorum.
Benim için en önemli şey iş yeri ile evinin yakın olması. Yürüyerek veya kısa bir araba yolculuğuyla işine gidebileceksin. İstanbul'da bu çok zor. Ama Üsküdar sahiline yakın bir evim olsa. İşim de yürüme mesafesinde olsa. İstanbul'dan hayatta çıkmaz istemezdim. Denizi yeter.