D*landırılmak hayatın her alanında var, burada da var. Bu sadece para işi değil. Alınan hizmetlerde de bu gibi sorunlar yaşanabiliyor. Grafik hizmeti aldığımda, üye bana Kanva ile yapıp göndermişti, burada d*landırılmış hissettim kendimi. Bir açık arttırma açıyorum, kazanan kişi almadığında buda bana göre d*landırmak oluyor. Vaktimiz, emeğimiz çalınıyor. Üye olduğumdan bu yana burada iş yaptığım insanları dikkatle seçiyorum. Sadece şu konudaki şahsa bir 100 TL kaptırdım. (Daha fazlaydı ancak bir bölümünü geri alabildim.) O da işim çok aceleydi ve iyi karar veremedim.

Ticaret yaparken acele etmeyelim, acele edersek hataya düşüyoruz. Reeldeki ticaret hayatımda hep acele ettiğim için kaybettim. "Şu olsun, bu olsun, onu yapmalıyım, hemen olmalı, gidip görüşeyim, bu işi hemen bitireyim" v.s. v.s. gibi tonla acele karar aldığım için hep geriye gittim. Ne zaman "relax mode" a geçtim, o zaman ilerlemeye başladım. Burada da benzer bir planla hareket ediyorum. Bir projem mi var? Önce günlere yayarak planlıyorum (uzun süreli planlama ve düşünme sürecinde aslında çoğu projenin iyi olmadığına karar veriyorum), çalışacağım kişileri forumdan takip edip, geçmiş mesajlarını / açtığı konuları ve elbetteki i-tradelerini detaylıca inceliyorum (ne almış, ne satmış, konulara giriyorum.), irtibata geçip, sohbet ediyorum. Tavırlarına bakıyorum, inceliyorum v.s. ondan sonra çalışmaya karar veriyorum ya da vermiyorum.

Örneğin bir Instagram hesabı alacaksam ve iyi bir fiyata yakalamışsam, acele karar vermiyorum. Satıcıyla görüşüyorum. Satıcının tavırları "aceleci" ise hemen irtibatı kopartıyorum. Evet, paraya sıkışmış, gerçekten ihtiyacı da olabilir. Fakat deneyimlerime göre paraya sıkışanların çoğu o anki ihtiyacını karşılamak için karşı tarafa çokça yalan söyleyebiliyor. Nitekim ben şahsen uzak durmayı tercih ediyorum. Ayrıca uzak durmamın bir diğer ağır unsuru da "ağlayanın malı gülene yar olmaz" durumudur. Reel işim olan araba sektöründe ne zaman tabir-i caizse "ölü" fiyattan bir şeyler aldıysam işim rast gitmemiştir. Hatta corona'dan önce, 2 yıl evveliyattan gelen (tüm alış ve satışlarımı detaylıca saklıyorum.) bu tip satın almalarım kapsamındaki kişilere ulaşıp yeniden helallik istemişimdir ve birine de aradaki fark kadar (güncel değerlerde) maddi yardım etmişimdir. Bu durum beni fevkalade rahatlatmıştır. Forumla alakalı yaşadığım benzer bir başka örnek ise; İhtiyacım olan bir scripti gördüm ve almak istedim, arkadaşı WhatsApp'tan ekledim, bana Team ile sistemi gösterdi ve akabinde bana IBAN'ını gönderdi. "Bu ne" dedim, "Almyckmısn????" dedi. Her şeyden evvel satıcının buradaki gayriciddi konuşma tarzı ciddi bir risktir. Alacağım scripti bana gerçekten verse dahi, scriptle ilgili sorun yaşamam durumunda bu kişiyle bu sorunu çözemeyeceğim büyük oranda gerçek. Bu scripte ihtiyacım var ve almam da gerekiyor. Düşünüyorum ve satıcıdan bir mesaj daha, "Hadiii çbk cvp ver ya işimz vr". Sonuç? Engeli bastım. İhtiyacım var evet ama "aceleci" durumu bıraktım artık. O script benim hayatımı ne kadar değiştirebilecek? Hayatımı sürdürmek için o scripte ihtiyacım var mı? Yoo... Almadım ve o işi de yapmadım. Param cebimde, gayette rahatım. Sözün özü d*landırılmamızın ana odağı "aceleci" olmamızdır.

Asıl konuya geri dönelim. Aslında d*landırılma sürecinde kapıyı açan bizleriz. O kapıyı sağlam tutmamız gerekir. Bu durumda kimse bizi d*landıramaz. Satıcıyla konuşun, iyice tartın ve uzunca yazdığım gibi acele etmeyin, merak etmeyin, o işi siz bulmadınız, ilk yapan siz olmayacaksınız veya bu hizmeti aldığınızda trilyonlar cebinize girmeyecek. İnanın o acele kararla ve hevesle d*landırılmak insana ağır koyuyor. Buna mahal vermeyin. Karşı tarafın "ısrarcı" tavırlarına yenik düşmeyin. O işi bir tek o yapmıyor, başka bir satıcı bulun. Üç - beş kuruş pahalı olsun, sağlamı olsun. Unutmayın, ucuz etin yahsini yavan olur.