Bir dostumuzun şantiyesine elemanların başında dursun ve kablo çekim işini halletsin diye bir başka dostumuzu gönderdik. Bu giden dostumuz zannediyorum 55-60 yaşından daha yaşlı. İş şehir dışı bir iş. Ufak bir miktar maaş alıyor ve bunun yanında kalacak yer ve yemeği karşılanıyor. Dostumuz şantıyeye gider gitmez patronu güzel bir azarlıyor. Sen patron değil misin ne işin var senin şantiye sahasında , git resmi işleri hallet , ofiste otur. Arada gelir kontrol edersin diyor Bu dostumuz elektrikçi olmasına rağmen hem kazı yapan elemanları koordine ediyor , hem kablo işini hallediyor hem arada başka şeyler çıkıyor onu yapıyor , yeri geliyor elinde hilti delik deliyor , yeri geliyor kazma kürekle kazı yapıyor. Her gün herkesten önce kalkıp toplanma mekanında oluyor , herkesten önce yemeğini bitiriyor ve o günkü ekibini yanına alıp bir an önce sahaya gidiyor. Taşeron firmanın yetkilileri ile de muhattap oluyor kurumun yetkilileri ile de. Bir bakıyorsun direğin tepesinde bir bakıyorsun menholün içinde. Ben bunu şunun için anlattım. Para kolay kazanılmıyor. İşi ve parayı hak edene verin. Aman üzülmesin , aman kırılmasın diyen insan ticarette kaybeder. Sen onu kırılacak diye işten çıkaramazsın ama o 2 gün maaşını geciktirsen işini yarım bırakıp istifa eder.