Sizi çok iyi anlıyorum.
Çoğu zaman insanlar bunu bir hastalık olarak değil şımarıklık olarak görüyor. Çocukluğum anksiyete ile geçti ve lise son sınıfta manik depresif bozukluk teşhisi konuldu ve hatta çok ötesine geçti. Psikologum eğer üniversiteye gidersem çok yaşamayacağımı kendimi yüksek ihtimalle öldüreceğimi söyledi aileme. Tedaviyi kabul etmedim, ilaçlardan nefret ediyordum.
Sonraki sene üniversiteyi kazandığımda bile isteye hazırlık okudum. İngilizce biliyordum, istesem hazırlığı atlardım ama nedense okumak istedim. O bir sene dersler açısından çok rahat geçti, hiçbir kaygım yoktu. Hem ortam değişikliği, hem kolay geçen bir yıl hem de yeni bir düzen bana çok iyi geldi. Yıllardır iyiyim ara sıra belirtilerini görüyorum ama daha öteye geçmiyor.
Fırsatınız varsa kendinizi bir sene için tüm sıkıntılardan uzak tutun, basit işler yapın, ortam değiştirin. Belki bu yazdıklarımın içerisinde daha önce denemediğiniz bir şeyler bulursunuz.
Hayat şartı, biliyorsunuz ki bazen bir şeyler zorunluluktur. İnanın farklılıklar sayesinde zaten iyi kötü gidebiliyorum.
Belki tuhaf gelecek ama bu yaşıma kadar yapmadığım, izlemediğim şeyler izleyerek ve gerçeklikten uzak şeyler izleyerek beynimi boşaltabiliyorum. Bir kez devlet hastanesine gittim ve orada bu muameleyi görünce mecburen özel hastaneye gidiyorum.
Çok geçmiş olsun İnş Allah şifa verir. Bu hastalık nelerden çıkıyor stresden mi birşeyden korktun sonra mı oldu?
Allah razı olsun. Sebebi nedir tam bilinmez lakin bende ne zaman oldu?
Yanlış teşhis sebebiyle 15 gün hastanede yatırıldım. Kör olacağım, öleceğim söylendi. Sonra ölümü, hayatını, dinleri sorgulamaya hatta varlığımı sorgulamaya başladım.
Sonuç bu