başkan konuyu çok yanlış yerden ele almışsın sen. avrupada çogu turistik yere insanlar yeni yapıları degil eski yapıları o ihtişamı ve tarihi yaşamak için gidiyorlar. yani sen dandik sadece taşlardan yapılmış herhangi bir beton veya demir kullanılmamış, kullanıldıysa da bunu dış cepheden anlayamayacagımız evleri, binaları yapıları restore etmeli onlara sahip çıkmalıydın ki turist gelebilsin. ama bakıyorsun canım ülkeme her yer beton her yer demir her yer estetik düşmanı yapılardan geçilmiyor. ihtişamlı bir bina yapmanıza gerek yok tarihi korumanız bile bazen yetebilir. dikkat ettiyseniz turistlerin çogu özellikle antalya gibi yerlerde yıkık harabe tam olarak bir şeye benzemeyen turistik yerleri ziyarete gidiyorlar, fakat bizim algımız ne bu tür yerlere karşı şu oluyor, " harabe ". anadolunun köylerinde çok estetik inanılmaz avrupada bile bulunmayacak evler var, estetik ve sanat vaat eden yerler bunlar. ama bir sonraki nesil betona meyilleniyor, o muhteşem işçilikleri her noktasında bir emek sanat olan evleri 1-2 ayda biten duygusuz beton yıgınlarına çeviriyorlar. bu olmaz üstüne ülkenin her yerinden tarih fışkırıyor bu tür eserlere, ören yerlerine gerektigi önemi veren sadece defineciler oluyor o kadar. şöyle söyleyeyim turizmin tek bir alanı hariç her alanında türkiye inanılmaz şeyler vaat ediyor, ve inanılmaz imkanlara sahipler ama bu degerlendirilmiyor. otel yaparak turist agırlamak tek yöntemmiş gibi algılanıyor.