Dogu_Bey adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Geçenlerde farkına vardığım, ve e e ticareti çok iyi yaptığına inanan iki firmanın hesaplarını inceledim. Abartısız söylüyorum, sadece iadeden ötürü adamlar aylık 30 binden fazla zarar ediyor. Farkında bile olmadan, kar ettiklerini düşündüğü halde.
Olay sadece, alıntıladığın, madde numaralarını verdiğin yönetmeliklerden ibaret değildir. Tutturnuşsun, şu sözleşme, şu madde, şu kanun. O yönetmeliklerdr, o sözleşmelerde, o kanun maddelerinde sadece kendini haklı gösteeceğin bir ya da iki maddeyi referans gösteriyorsun ve haklılığını ortaya koymaya çalışıyorsun. Paran gittiği için canın canıyor. Sadece senin mi canın yanıyor. O e ticaretin gerçekleşmesi için, alıcı faktörü dışında, satıcı, yer sağlayıcı, kargo faktörü var. Yönetmeliklere bir de bu açılardan baktığın zaman sonucun ne olacağını sana söyledim. İade ederken artık sen de bir göndericisin, gönderdiğin ürünün sevkinden sen de sorumlusun. İade ettikten sonraki aşamada püf noktaya değindim, anlamamışsın. Belki de kimse anlamadı.
Beğenmedim iade, aklıma yatmadı iade, şu iade, bu iade. Zarar bana gelmesin kime giderse gitsin. Anlayış bu. Her iadeyi mağaza dediğin gibi kabul etmek zorunda olsaydı ticaret diye bir şey olur muydu?
Hocam iade hakkı olmasa zaten ben de gidip Gaziantep'teki adamdan akü almazdım. Bu hak olmasa ticaret bu kadar gelişmez, tüccara bu kapılar açılmaz, devlet bu sayede bu kadar vergi geliri elde edemezdi.
Tüccar adamın hesabı bellidir. Maliyetini hesaplar iade oranı nispetinde ürün fiyatına ekler. Karına bakar. Hesabını kitabını bilmeyen elenir gider, düzen sürer. Boş adamlar yüzünden ticaret durmaz.
Adam kendisi N11'de mal satıyor diye Koreli'yi kendi insanına karşı savunuyor. Bilmiyor ki ben mal alacaktım ben ondan, belki yarın belki yarından da yakın. Ağası Ayıp etti, marabası bilmez ki kendi yevmiyeyi kaybetti.

Adam kargo bilmez, 3 rakamı çarpıp bölemez desi nedir bilmez, KDV bilmez, sabit maliyet bilmez tutar ticaret yapar. Zararına mal satar sektörü, ticareti bozar, sonra bir gün Doğu Bey gelir. Kahveler içilir fincanlar fal bakmak için kapatılır. Okuma yazma bilmeyen teskereci ere yavuklusundan gelen mektupu okur, yavuklusuna ağanın oğlu talip olmuştur. Doğu Bey bir hesap kitap yaparken fonda ilhan İrem'in olanlar olmuş şarkısı çalar. Sol tarafa borcu, sağ tarafa alacağı yazar toplar çıkarır. Doğu Bey tabağın üstündeki kahve fincanı açar, Fincanın içinde batan bir gemi var görüyor musun der, sana üç vakte kadar kısmet çıktı, geminin direği var ya der. Kalkar gider. Sonra internetçi arkadaş batan geminin deposuna gider tükendi nakti ömrüm diye uzun hava çığırmaya başlar.

Tükendi Nakdi Ömrüm Dilde Sermayem Bir Ah Kaldı (Gülüm Aman Aman)
Derun-i Derdimi Lokman'a Gösterdim Dedi Eyvah
Bu Derdin Defunine Çare Hakiki Bir İlah Kaldı (Gülüm Aman Aman)

Ne Kara Günlerde Halk Etti Beni Mevlam
Tutuldu Şemsi Bahtım Gonca Güllerim Simsiyah Kaldı
Elimde Bir Keşkül Başımda Bir Küllah
O Da Bana Sermaye Kaldı (Gülüm Aman Aman)
Yar Ey Ey Ey

Bey'im boş ver hesabını kitabını bilmeyen, ticareti bozan adam işin sonunda istediği gazeli okusun.
Hesabını kitabını bilen adam iade oranı kadar miktara maliyeti eklesin. Kanunlara, tüketiciye saygılı esnaf olsun. tüketici güvende hissetsin, ticaret dönsün, cirolar artsın. Devletin de diğer taraftan vergi geliri artsın. Herkes ekmek yesin.