Mustafa Kemal Atatürk, Yeryüzünün en merhamet dolu insanları arasındadır. aynı zamanda zalimlerin korkulu rüyası, gariplerin Ata Babasıdır.
Bilakis; Birgün köy gezisinde gördüğü çoban çocuğu bile, kendisine evlatlık alarak, onun eğitim almasını ve gelecekte büyük bir adam olmasını sağlamıştır.

Aynı şekilde, Bursa, Hünkar köşk'ünde, Annesi ve babası ölen yetim bir küçük kız çocuğu olan sabiha gökçeni görüp, abisinden onu evlatlık olarak isteyip ve onay sonrası alarak dünyadaki tek kadın pilot olarak yetiştirmesinde öncülük sağlamıştır.

Mustafa Kemal, Yaradılanı Yaradan'dan ötürü sevmiştir, canlıya yalnızca insan ve hayvan olarak bakmamıştır, 1 ağacın pervasızca kesilmemesi için, “Bir köşk için bir ağacı feda edemem” Cümlesi ile vuku bulmuştur.
Atatürk, Bektaşi gelenekleri ile büyümüştür, "Ali Rıza" Babası - Hüseyin ve Hasan Amca'larının ismidir, , bektaşi kültürü ile,Zahid olmuştur, bu yüzden Tasavvuf ilkeleri ile donatılmıştır, Tasavvufta, İlme ve bilme önem verilmektedir.

Günümüze kadar 1500 yıldır, Din'i sömüren ve Din'i yalnızca para menfaat ve, Tüccar olarak kullanan muhterem ZAT'ları Tevhid ederek Zih'ninde kötü örnek gösterip, daimi Bilmin ve İlmin önderliğinde liderlik etmiştir...
Atatürk, sizlerin ve bizlerin tahmin edemeyeceği, bir dünyada muhabbed ortamında nicedir; ALLAH onunladır.

Unutmayınız ki; her bir ermiş evliyaların bile, bir Afeti olmuştur... bir insanı, yapmış olduğu kötü davranışlar ile eleştirmek her ne kadar doğal ve özgü bir davranış olsada,
Bu hüküm, iftiraya yöneldiğinde Kul'hakkına girerek, asıl Müşriklerden olursunuz. ve onlara Azap sonsuzdur...

Bir örneğimde şuna değinmek isterim; Mevlana HZ, Afeti ise, çok kibirli olmakmış, kibrine bir türlü engel olamazmış, en sonunda Mevlana bu afetini şu cümlesiyle açıklamıştır, "Hamdım, Piştim, Yandım Oldum"
Bu hz mevlanayı bir müşrik yapmaz. çünkü o ALLAH'ın salih kullarındandı.

HZ Ömer, "Ben cahiliye devrinde şarap içmekte herkesten ileride idim. Şarap içmek zina gibi değildir." sözleriyle İnsan olduğunu ve ALLAH'ın bir halifeside olsa hata yapmanın ve yapacak olmanın özeleştirisini sergilemiştir.

Osmanlı tarihimizden; örnekler verilecek olursak, ALKOL'ü Osmanlı padişahlarının büyük bir kısmı almaktaydı ancak bunu halktan daima saklamışlardır. Bilakis; başarısı hayli büyük olan, 2.Selim alkolik olmasına rağmen İbadetlerinide aksatmazdı. . (Bu onu Müşriklerden Eylemez Sevabıda Günahında bedelini verecek olan ALLAH'dır)

IV. Murad'çok büyük bir padişahtı heybeti gücü kuvveti inancı çok yüksekti, ancak alkole bağlı siroz'dan hayatını 28 yaşında kaybetmiştir; (Bu onu Müşriklerden Eylemez Sevabıda Günahında bedelini verecek olan ALLAH'dır)

Atatürkün Moda koyunda bir yaz akşamı vatandaşlara,herkes ne içmek isterse onu verilmesini uşağına emreder ve halkın ayran,alkol,su,süt içenlerle karışık olarak kürsüye çıkar – Vatandaşlarım… Buna rakı derler. Vaktiyle padişahlar gizli içerdi. Ben açık,açık sizinle içiyorum. Şerefe! (…) dediği tarihin sayfalarındadır. (Bu onu Müşriklerden Eylemez Sevabıda Günahında bedelini verecek olan ALLAH'dır)

Burada, ALLAH'ın bildiğini kul'dan saklamamak cümlesi anlam oluşturmaktadır. geleceği 100 yıl öngören bir lider'den bahsediyoruz ve sonu hiç bir zaman hüsranla bitmeyen ölmeyi tatmamış yaşayan bir lider'den bahsediyoruz.

Bu yüzden, artık insanların günah ve sevabına, hüküm giydirmekten kaçının, Günahta Sevap'ta, ALLAH'ın kullarına hüküm giydireceği bir ALLAH kanunudur. Bir insan bir toplum için, ne yapmıştır, nelerden kurtarmıştır neler vermiştir, mühim olan vazife budur.

Fatih Sultan Mehmet'te bizim, Kanuni Sultan Süleyman'da Bizim, Gazi Mustafa Kemal'de bizim atalarımız ve örnek aldığımız büyük komutanlardır. ve ALLAH'ın yardımlarıyla Kudretleşen, büyük türk milletine verilen büyük armağanlardır.

ALLAH Onların ve bu vatana hizmet eden tüm gazi ve şehitlerimizin,, ruhlarını ŞAD Eylesin..

Saygılarımla;