mener adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Banka kredisi ile bu şirketlerin finansman maliyetini karşılaştırmak için kimin kime ne zaman ne kadar verdiğini ve evin ne zaman teslim alındığını tek tek çıkarmak lazım.

Banka ile arasında çok temel bir fark var:

Banka satıcıya direkt para veriyor, evi de o anda alıyorsun. Sonra vade ne ise taksit taksit ödüyorsun.

Bu şirketlere giriyorsun, evvela kendin para ödüyorsun bir süre taksit taksit. Paran enflasyonla eriyor. Sonra ev alabilirsin diyorlar, alıyorsun, yine taksit ödüyorsun fakat muhtemelen bu sefer taksitler artıyor.

Bankada evi anında alıp kullanmaya başlarken, bu şirketlerde bir süre evsiz kalıyorsun.

Bankaya hiç para vermeden evi alıyor, sonra ödüyorsun. Yani bankaya sen borçlusun sürekli. Bu şirketler bir süre sana borçlu kalıyor. Bu şirketler kamunun üstü bir denetimi altında mı? Hayır... Özel bir korumaları yok. Evi almadan önce ödediğiniz paralar, şirket batar ya da batırılırsa üzerine soğuk su içersiniz. Ama batmadı diyecekler. Ama batabilir! 🙂 Bir virüs hepimizi evlerimize tıkacak dese biri, gülerdik. Bu şirketlerin batma ihtimali, bundan çok daha yüksek hâlbuki.

Bu sistem rahmetli Emin Bey tarafından icat edilmiş değil. Almanya'da bu iş zaten yapılıyor ama bankalarca yapılıyor. Bauspar sistemi... O kadar sıkı denetim altında ki her şeyiniz güvencede. Bizde de bu işin bu şekilde yapılması gerekiyor ama açık ve net söylüyorum, kimsenin umrunda bile değil. Yani buraya para yatıran, yatıracak kişiler de kimsenin umrunda değil. Laftan anlamayan Çiftlik bank mağdurları ile üzülerek, acıyarak dalga geçtik hemen hepimiz. Lütfen diyorum. Yapmayın... Allah beyin vermiş. Sağlam sistemler varken çürük yolu seçmeyin, üzülürsünüz. Sizi kimse düşünmese de siz kendinizi düşünün çünkü her koyun kendi bacağından asılır!
Öncelikle bu tür firmalarla hiçbir şekilde alakam olmadığını belirteyim. Çalışanı falan değilim. Sadece çok araştırdım zamanında, bir de amcam gayet güvenli bir şekilde arabasını Birevim'den aldı. Faizle alsa cebinden daha fazla para çıkacaktı. Maksadım fikir alışverişi yapmak.
Öncelikle asgari ücretle çalışan karı koca olduğunuzu varsayalım. Eve giren para 5,500 TL olsun ve bunun da 1,500 TL'si kiraya gitsin. Kenarda ise hiç birikiminiz yok. Bu durumda nasıl ev sahibi olabilirsiniz? Olamazsınız. "Bankada evi anında alıp kullanmaya başlarken" demişsiniz ama evi fakir fukaranın evi nasıl alabileceğini yazmamışsınız
Ancak Eminevim ve türevleri size bu imkânı sunuyor. Zaten her ay kiraya 1,500 lira öderken 500 lira ile peşinat vermeden Eminevim'e girersin, 3-5-7 sene sonra evini alırsın. Alamazsan paran kenarda birikmiş olur. Enflasyona karşı erir, kabul. Fakat Eminevim'e girip her ay o parayı ödemek zorunda kalmasaydı, enflasyona karşı erimiş o para da elinde olmayacaktı. 200 binlik eve girdikten seneler sonra fiyatlar 300 bine çıktığında yine elinde hiç yoktan 200 bin olur. Bu da bir şeydir yani.
Şanslıysan kura sana vurur, ikinci ayda bile ev sahibi olabilirsin. Sonra Eminevim'e her ay vereceğin para yükseliyor ancak kiradan kurtulmuş oluyorsun, evin senin oluyor.
Bankalar bu imkânı veriyor mu? Yok. Aksine evin yüzde 40'ını peşinat istiyorlar.
Çiftlikbank gibi ponzi şemalarıyla karıştırılması ise bence doğru değil. Bankaya faiz ödemek istemeyen, bu konuda hassasiyeti olanlar için bence makul bir seçenek. Altın günü gibi düşünün, sadece bu günü organize eden şirket kendine yüzdelik bir pay alıyor, o kadar. Herkes el birliği olup bir kişiye ev alıyor, sonra sırasını bekliyor. Düzgün organize edilirse, ki 30 senedir faaliyet gösteren bir yapı olduğuna göre öyle olmalı, işlememesi için bir sebep yok bence.
Gelelim batma meselesine. Evet her şey batabilir, buna kamu bankaları ve hatta devletler de dahil. Ancak kabul edersiniz ki çok düşük bir ihtimal. Herkes parasını ödemeye devam ettiği müddetçe sorun olacağını sanmıyorum. Fakat bu Koronavirüs salgını vb millet işinden gücünden oldu malum. Ödemeleri yapamayanların sayısı çoğalırsa sistemin nasıl işleyeceğini ben de merak ediyorum. Belki erteleme veya durdurma olabilir, bilemedim.