Bu tüm dünyada mevcut ama dünyanın kalanında cahiller bizimkiler kadar pişkin değil.
Bir Rus'un eğitimli olup olmadığı el yazısından ve doğru yazımından anlaşılır.
Bir Rusa yanlış yazıyorsun nerede okudun sen? dedin mi utanır yerin dibine girer.
Bir Avrupalıya yanlış yapıyorsun dediğinde özür diler doğrusunu yapar.
Bir Türke yanlış yaptığını söylediğinde yarım yamalak yarı cahil beyni ile size atar yapmaya başlar.
Bu forumda da örneği çok görüldü günlük hayatta da görürsünüz.

Bir de yazım yanlışı ile cahilliği bir birinden ayırmak gerekir.
Yazım yanlışı bir hatadır, doğrusunu bilirken hızlı yazarken, dikkatsiz yazarken, kolayına geldiği için hatalı yazmaktır.
Ama hiç kitap okumadığı için bir kelimenin doğru yazılışını bilmemek, bildiği tüm kelimeleri sosyal medya veya kulaktan dolma öğrenmek bir cehalettir.
Bu forumda sürekli HERKEZ yazan, beni kimse KAYLE almıyor yazanlar var.
Bunlar yazım yanlışı değil, bilgisizlik.
Bu adamlar kelimenin doğrusunu bilmiyorlar ve bilmedikleri bir kelime ile kendilerini ifade etmeye çalışıyorlar.
Ben gazetecilik mezunuyum. Hala ciddi bir mesaj yazacağım zaman tereddüt edersem tdk ya bakarım.
Hatta yazdığımı sonra tekrar tekrar okurum hata varsa düzeltirim ki okuyan birileri yanlış bir şey öğrenmesin.
Bu yazdığın insanlara saygının bir sonucudur ve kişinin kendisine saygısıdır.

Diğer dillerde de bu durum var mı?
Evet var.
Amerikalılar bunu önlemek için spelling yani harf harf kelimeleri bölme yarışmaları yaparlar çocuklara.
Yani bir çocuk sırası ile bir kelimenin tüm harflerini sıralayabilmelidir.

Bu konuda Türkçe bilenler çok şanslıdır bizim kelimelerimizin okunuşu ve yazılışı arasında az bir fark var.
Adamlar contagious yazıyor, konteycıs okuyor.

Rusça da bir kelimeyi okuyup yazabilmek için vurgusunu da bilmek gerekiyor.
Vurguya göre o/a, ya/i gibi değişimler oluyor.

Türkçe de okunduğu gibi yazılan bir dil değildir ama diğer dillere oranla fonetik sayılır.
Ama bizim millet hiç okumadığı için kelimeleri yalan yalnış öğrenir kullanır ve başkalarının da yanlış öğrenmesine neden olur.

Burada millete de çok kızmamak gerekir.
Cehalet Türkiye'de bir devlet politikasıdır.
Üniversite sınavında 40 Türkçe sorusunda 14 net ortalama yapıyor bu millet.
Yani aslında liseden mezun olmaması gereken adamları, görünüşte eğitim ortalamasını arttırmak için liseden mezun ediyoruz.
Hatta bu cahillerin bir kısmı hasbel kadar düşük puanlı bir üniversiteye girip üniversite bile bitirebiliyorlar kendi dillerini bilmeden.
Sonuçta kendini üniversite mezunu zanneden egosu yüksek eğitimi düşük bir cahiller kitlesi birikiyor.
Ve sonra üniversiteli işsizler diye yakınıyorlar.
Devlet istese bu adamların hiç biri liseden bile mezun olamaz.
O zaman üniversite mezunu da işsiz kalmaz.