Merhabalar,

Uzun zamandır forumda değilim. Malum olaylar sebebiyle biraz düşünmek istedim. Sonuçta virolog olmasakta girişimciyiz ve problem çözme yeteneğine sahip insanlarız.

Covid-19 ile ilgili temel problemimiz virüsün tehlikeli olmayacağı bireylerden tehlikeli olabileceği bireylere bulaştırılmasıdır. Yani 20 yasında hiçbir sağlık problemi ve geçmişi olmayan bir birey, kanser hastası ve birçok kronik problemi olan babasına virüsü bulaştırıyor ve babasını maalesef kaybediyoruz.

Şimdi yaptığımız ve bulduğumuz çözümde #evdekal. Kriz durumlarında ilk yapılan şeyin tam aksi en etkili çözüm olabilir. En karşıt fikir en mantıklısı olabilirden yola çıktım. Ama sürü bağışıklığındaki problemde hastane kapasitelerinin aşılması olarak karşımıza çıkıyor. Peki ne yapacağız ?

Öncelikle pilot iller belirlenecek. Örneğin Malatya. Malatya da tüm hastaneler ve oteller birer pandemi yuvasına dönüştürülecek. (%80 oran diyebiliriz.) Oda sayısı hesaplanacak. Diyelimki 20.000 oda yaptık. İzolasyon odası. Gönüllü savaşçılar gelecek ve korona virüsünü burada kapacaklar. Tabi gönüllü savaşçının tıbbi kaydına ve ölen kişilerin yaygın sorunlarına bakılarak doktor gönüllü savaşçı olup olamayacağına karar verecek.

Eğer kabul edilirse korona bulaştırılıp odaya alınacak. Bu savaşçıların muhtemelen çok az bir kısmı entübeye ihtiyaç duyacak. O yüzden bu yüzdelikde fazladan belirlenerek aşım olmamasına dikkat edilecek. Ortalama 14 günde hastalığın atlatılacağını (ölü yada diri) varsayarsak 14 günde bir doldur boşalt yapacağız. Malatya nüfusu yaklaşık 1 milyon kişi. 400.000 kişinin bağışık olması yeterli.

Böylece 280 gün sonra hepsi bağışık hale gelecek. Tabi 20.000 yatak kapasitesi az oldu. Sonuçta %95 i sadece yeme içme ihtiyacı olacak. Bu yatak kapasitesini artırırsanız 2 katına 140 gün sürer yani 4.5 ay. Bunu tüm Türkiye'de planlı olarak yürütürseniz, en geç 6 ay sonra inanılmaz bir bağışık insan sayısına ulaşırsınız.

Böylece eylül ekim gibi bu sorunu kökünden çözmüş oluruz. Diğer yıla kadarda aşısı filan bulunur. Bu iş tamamdır. Yani temel mantık sen o virüse yakalandığında yüksek ihtimalle bişey olmayacak kişiyi alıp bağışık hale getirerek onun diğer savunmasız insanları öldürmesine engel olmuş oluyorsun.

Tabi insanlar belki çekinecek gelip kendine virüs bulaştırmaya ama emin olun 1-2 aya virüs insanları bıktıracak ve gidimde kurtulim noktasına geleceklerdir bence.

Yani düşündüm aklıma gelen bu. Virüsten kaçmak değil onunla savaşmak üstüne gitmek zorunda olduğumuz. Verilere göre 1 yıldan önce aşı gelmeyecek. İlaçlarında durumu belli. Bilim kurulu üyesi de %60 ına bulaşmadan bitmez dedi. E o zaman neden rastgele bulaşıma izin veriyoruzki? Virüs bizi değil biz onu yönetmeliyiz.

Tabi aklınıza gelen buradan yola çıkarak veya farklı bir şekle dönüştürerek çözüm yolunuz varsa yazabilirsiniz. Fikrin problemleri veya saçma olacağını düşündüğünüz şeyleride paylaşabilirsiniz. İsteyen ekşiyede taşıyabilir. Teşekkür ederim.