Seul adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
ALLAH dilediğine hidayet verir. Dilediğini vermez. Diyerek sınavda olmadığımızı kendin söylüyorsun

Birine sürekli iyi olmasını söylersen iyi olur diye bir şey yok, bazen ters teper sonuçta bu da etkilenmedir fark etmiyor.

Yakın zamanda kim bilir kaç müslüman hıristiyan oldu deist, ateist oldu, youtuber olmadığı için duymadık.
Allah’a ulaşmak var ya! İşte o, hidayettir. Hidayeti dileyin. Dileyin ki Allah size hidayet etsin.

Bismillâhir rahmânir rahîm.

13 - RA'D / 27:
Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “MUHAKKAK Kİ ALLAH, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’NA YÖNELEN KİMSEYİ KENDİNE ULAŞTIRIR (HİDAYETE ERDİRİR).”


42 - ŞÛRÂ / 13:
(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah'a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. ALLAH, dilediğini Kendisine seçer ve O’NA YÖNELENİ, KENDİSİNE ULAŞTIRIR (RUHUNU HAYATTA İKEN KENDİSİNE ULAŞTIRIR).


2 - BAKARA / 120:
Ve sen onların dînine tâbî olmadıkça (uymadıkça) ne yahudiler ve ne de hristiyanlar senden asla razı olmazlar. DE Kİ: “MUHAKKAK Kİ ALLAH’A ULAŞMAK (ALLAH’IN KENDİSİNE ULAŞTIRMASI) İŞTE O, HİDAYETTİR.” .Sana gelen ilimden sonra eğer gerçekten onların hevalarına uyarsan, senin için Allah'tan bir dost ve bir yardımcı yoktur.


3 - ÂLİ İMRÂN / 73:
Ve (Ehli Kitap): “Sizin dîninize tâbî olandan başkasına inanmayın.” (dediler). (Habibim onlara) DE Kİ: “MUHAKKAK Kİ HİDAYET ALLAH’A ULAŞMAKTIR. (İNSANIN RUHUNUN ÖLMEDEN ÖNCE ALLAH’A ULAŞMASIDIR.) Size verilenin bir benzerinin, bir başkasına verilmesidir.” Yoksa onlar, Rabbiniz'in huzurunda, sizinle çekişiyorlar mı? (Onlara) De ki: “Muhakkak ki fazl Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, Vâsi'dir (ilmi geniştir, herşeyi kapsar), Alîm'dir (en iyi bilendir).