Bu cümleyi iyilik ve kötülük kavramları içerisinde tartışmayı bir yanlış olarak görüyorum.

Bu cümleyi anlamak için Friedrich Nietzsche'yi tanımış, okumuş olmak gerekir.

"Olanaklı ve olanaksız birbirlerinin sınırlarında var olurlar." Birbirlerini oluşturan yine kendileridir.Ünlü filozof Bataille'a göre tanrı, bu iki kavramın arabulucusudur.

Doğamızdan gelen yani ruhumuzda olan olanaksıza arzu duymaktır.Eylemler ise olanaklı olana arzu duymaktır.

Bunu daha iyi anlamak için Nietzsche'nin hayatından bir örnek vereyim.Nietzsche hasta olduğunda hastalığı yaşamını etkileyerek onu olanaklının sınırlarından olanaksızın sınırına taşır.Bu hastalıkla birlikte Nietzsche, kendi yaşamı hakkında hastalıktan dolayı oluşan kötü durumu kabul ettiğinde kendi felsefesini terkeder.Yaşam kolayken ona "Hayır" diyen Nietzsche, yaşamak olanaksız hale geldiğinde ona "Evet" demiştir.

İşte olanaklının, olanaksızın sınırında olması bu durumdur. İmkanlarımız bir anda imkansızlıklara dönüşebilir.
Tıpkı dahilik ile delilik arasında var olan ince çizgi gibi.

İyilik ve kötülük problemi açısından bu cümleyi ele alacak olursak yukarıda verdiğim örnek anlamamıza yetecektir.İmkanlar dahilinde iyi olmak kolaydır fakat imkansızlıklar yani olumsuzluklar söz konusu olduğunda kötünün sınırında olmasına rağmen iyi olan ibremiz bir anda kötüye kayabilir.

Yeni mezun bir felsefe öğretmeni olarak umarım anlatabilmişimdir.