6698 sayılı KVKK düzenlemeleri incelendiğinde;
Kanunun yürürlüğe girmesi sonrasında, kişisel veri ve bu verinin işlenmesi ile birlikte hayatımıza giren kavramlardan birisi de açık rıza kavramıdır.
Kanunun 3. maddesinde açık rıza; belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza şeklinde tanımlanmıştır.
Ayrıca Anayasanın 20. maddesinin 3. fıkrasında, kişisel verilerin, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği hüküm altına alınmıştır.
Açık rıza, Kanunda hem özel nitelikli kişisel veriler, hem de özel nitelikli olmayan kişisel veriler bakımından hukuka uygunluk sebeplerinden bir tanesidir.
Buna göre sırasıyla Kanunun;
5. maddesinin, 1. fıkrasında Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez,
6. maddesinin 2. fıkrasında Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır,
8. maddesinin 1. fıkrasında Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz,
9. maddesinin 1. fıkrasında Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın yurt dışına aktarılamaz.
Açık rıza, uluslararası metinlerde de kendine yer bulan önemli bir kavramdır. 95/46/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifine göre rıza; ilgili kişinin kendisiyle ilgili veri işlenmesine, özgürce, konuyla ilgili yeterli bilgi sahibi olarak, tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta ve sadece o işlemle sınırlı olarak verdiği onay beyanıdır. Direktifte yalnızca özel nitelikli (hassas) verilerin işlenmesi için açık rıza aranmakta iken, Kanunda ve GDPRda kural olarak her türlü kişisel verinin işlenmesi için açık rızaya ihtiyaç duyulmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalardan sonra, konu sahibinin bayilik sistemi olarak çalıştığı varsayımında, toplayacağı kişisel verileri (özel nitelikli kişisel veri olmasa dahi) işlerken ilgiliden açık rıza almak zorundadır. Çünkü işlediği veriyi, bir de çözüm ortakları ile paylaşmak durumunda kalacaktır. Sadece veri toplama değil bir de paylaşma durumu söz konusudur. Bu nedenle sadece Aydınlatma metni, KVKK kapsamında sorumluluktan kurtarmaz.
Kişisel verilere yönelik açık rıza ve veri aktarımı noktasındaki anlatımınız için teşekkür ederim. Arkadaşlar aydınlanmış oldu.
Konu sahibinin problemine gelirsek; aydınlatma metni vasıtası ile açık rıza alarak kişisel veri işleyebilecektir. Aydınlatma metninde kişisel veri işleme amaçlarını, aktarım yapacağı kişileri ve nedenlerini belirtebilir. Bunlar gayet mümkün ve hukuka uygun.
Alıntı
Verbis kaydına gelince; kanun bu konuda bazı istisnalar getirmişse de kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin tamamının verbis sistemine kaydolması kanunen zorunludur. İlgili düzenleme;
KVKK 16/2 m. Kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler, veri işlemeye başlamadan önce Veri Sorumluları Siciline kaydolmak zorundadır. Ancak, işlenen kişisel verinin niteliği, sayısı, veri işlemenin kanundan kaynaklanması veya üçüncü kişilere aktarılma durumu gibi Kurulca belirlenecek objektif kriterler göz önüne alınmak suretiyle, Kurul tarafından, Veri Sorumluları Siciline kayıt zorunluluğuna istisna getirilebilir.
İfade ettiğiniz gibi 16/2'nin ikinci cümlesi ile Kurul'a VERBİS kayıt zorunluluğuna istisna getirme yetkisi verilmiş. Kişisel Verileri Koruma Kurulu da
19.07.2018 tarih ve 2018/87 sayılı kararında "yıllık çalışan sayısı 50den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TLden az olan gerçek veya tüzel kişi veri sorumlularından ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olmayanların" kayıt yükümlülüğünden istisna olduklarına karar vermiştir. Konu sahibi arkadaşın yıllık çalışan sayısının 50'den az ve yıllık mali bilançosunun 25M TL'den az olduğunu ve ana faaliyet konusunun hassas veri işleme olmadığını düşündüğümden, VERBİS kayıt zorunluluğunun olmadığını söyledim. Ki gerekçemden de anlaşılacağı üzere söylemim doğru.
Alıntı
Diğer hukuki metinlere de değinecek olursak, çerez politikası, işlem rehberi, hakkımızda ve iletişim sayfalarında olması gereken (örn. Mersis no gibi) bilgiler de Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun gerektirdiği bir takım hususlardır.
Bütün bu açıklamalardan sonra ona gerek yok buna gerek yok demek hukuki dayanaktan yoksundur. İyi çalışmalar.
Konu sahibi e-ticaret yapmak istediğini belirtmemiş; internet paketlerine dair bilgi paylaşımı yapmak istediğini, internet paketleri için başvuru almak istediğini ve bu başvuruları da anlaşmalı bayisi ile paylaşmak istediğini ifade etmiş. Dolayısı ile E-ticaret Kanunu ile ilgili herhangi bir durum ortada yok.
Süslü cümlelerin haklı cümleler olmadığını, okuduğumuzu anlamanın önemli olduğunu ifade etmek isterim.
İyi çalışmalar.