Genelde polis tarafından empati yapmam.
Ama polislere de yazık.
Meclisteki adam diyemeyeceğim adamlar yatıyorlar.
Salgın hastalıkla ilgili yasa çıkaran yok.
Oturuyorlar.
Salgın hastalıkla mücadele için yasa çıkarırsın, sokağa çıkma yasağına uymayanlara, karantinadan kaçanlara, verilen talimatlara uymayanlara ciddi yaptırımlar getirirsin.
Mesela evde oturun denmesine rağmen zorunlu işi olmadan dışarı çıkan gezen yaşlıları polis bir kaz uyarsın, 2. kerede polis TC kimlik numarasını alıp serbest bıraksın.
Eğer hastalanırlarsa ve yeterli yoğun bakım yoksa bu kişiler tiriyajda arka sıralara atılmalı.
Yani sokağa çıkma denildiğinde sokağa çıkıp hastalık kapanları hastaneler yetersiz kaldığında ölüme terketmek lazım.
Hatta bu uygulama, koşuya, balığa çıkan insanlara da uygulanmalı.
Balığa çıkıp sonra hasta olunca beni kurtarın diyen adama acımamak lazım.
Bu amcanın bu polise görüntülerin başında ne dediğini bilmiyoruz.
Polis sen bana bağıramazsın devletin memuru ile böyle konuşamazsın diyor.
Yaşlılar sadece yaşlı oldukları için sayguyu haketmezler.
Yaşlı ve terbiyeli oldukları sürece saygıyı hakederler.
Genelde polis vatandaş çatışmalarında polis tarafını hiç önemsemem.
Ama adamlara da yazık, sokakta virüs geziyor, ve evde oturması gereken adamlara eve git dediklerinde aldıkları yanıtlar onları da çıldırtıyor.
İçişleri Bakanı doğru düzgün politika izlemeli ve artık belirli sektörler dışında sokağa çıkma yasağı gelmeli.
İtalya'da hastalığın 15. gününde 1200 hastası vardı bizim 2400 hastamız var ve kimsenin umurunda değil.