alcaym adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu tartışmaların çoğunun davaya yön vermeyeceğini söyleyebilirim. Vergi davalarına maliyenin uygulamaları ve bakışı değil, kanunların hukuki yorumu ve vergi yargısı içtihatları yön verir. Özelgelerin hepsini çöpe atabilirsiniz. Ve tebliğ kurallarının çoğunu da. Örneğin tebliğde ihracat istisnası için belge ister, ama kanun istemez. Tebliğdeki bir ton mevzuatı yazsanız dahi sonuç değişmez. Kanunların sistematik yorumununu yapabilecek genel hukuk bilginiz ve güncel karar takibiniz yoksa, mükellefin okuma ve araştırması yalnız uykularını kaçırır.
"Örneğin tebliğde ihracat istisnası için belge ister, ama kanun istemez."
-Belgesiz olarak kanun yolu ile dava açıp kazanılırsa zaten yurtdışı yurtiçi kavramı ortadan kalkar ve KDV ödenmez. Dava konusunda netlik yok ve vergi dairesinin dışına çıkmadığı bir senaryoda tıklamaların belgesi isteniyor demek istediğim buydu ve hesap kapanınca da belgeleyemiyoruz.

"mükellefin okuma ve araştırması yalnız uykularını kaçırır"
-Mükellefin hukuki bilgisi olması zorunlu değil aynı zamanda para kendisinden çıkıyor araştırma yapması kadar doğal birşey yok. Ortada bir sorun var ve sorun direk mükellefi ilgilendiriyor gelecek cezalar direk mükellefi etkileyecek, bir karar vermesi gerekiyor. Kendisinin kafasına yatmayan bir durumda belki de dava sonuçlarını beklemeyip Türkiye'den umudu kesecek ve yurtdışında şirket açıp işlem görmeye başlayacak niye vakit kaybetsin? Hali hazırda ilerde ceza gelip gelmeyeceğini bilmeden beyan veriliyor şu an. Fikir sahibi olmasında hiçbir sakınca yok bence. Mükellefin araştırmasından ben hiçbir şey görmedim, öğrenmedim diyen mali müşavir veya bir hukukçu çıkacağını sanmıyorum burada. Herkesin bilgisine fikrine ihtiyaç var.