7 gündür evdeyim, 1 kere market alışverişi için çıktım o kadar.

düz adam adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Kaybettiğimiz insanların her hastalıkta ölüm riski var. Riskli grupta olan insanlar çünkü. Yaş ortalaması 81.
Geçen sene influenza oldum, 1 hafta 39 derece ateşte yattım iyileştim. Yaşlı birisi olsa bünyesi kaldırmayacaktı muhtemelen.
Bunda da durum farklı değil. Hastalara yine aynı tedaviler uygulanıyor, 7-10 gün içerisinde iyileşiyor insanlar.
Şu an medyada olan algı, virüse yakalanan ölecek şeklinde.
İnsanlar koronadan değil panikten ölecekler. Öksüren tribe giriyor.
Bu kadar riskli olmasının sebebi çok kolay bulaşıyor olması. Her bulaşanı öldürüyor diye bir durum yok, böyle bir algıda oluşturulmaya çalışılmıyor. Türkiye'de herkes her şeyi kendi algılamak istediği gibi algılıyor. Tabii bunun yanında birde gerçekler var.

Şahsen benim evde oturmamda ki temel sebep ailemde kronik rahatsızlığı olanlar ve yaşı yüksek olan bireyler var. Sen hastalıktan ölümcül derecede etkilenmesen bile taşıyıcı olman durumunda gittiğin her yerde dokunduğun her yer birilerinin hayatını riske atman demektir.

Ayrıca insanlar panik olmalıda çünkü virüs gözle görülen bir şey değil, hasta bir birey bir yere dokunup virüsü bulaştırdığında sağlıklı bir birey dışarıda gezerken bunu gözüyle göremeyeceğinden "aaa bak burda corona virüsü var ben buraya 2 metre uzakta duracağım ve buraya dokunmayacağım" diyemiyor dolayısı ile oraya dokunursa buna bağlı olarak hastalığı yaşlı ve kronik rahatsızlığı olan kişilerin bulunma ihtimali olan yaşam alanlarına yani evlerine götürebiliyor. Ki götürüken yani evine giderken yine binlerce kişinin hastalığı kapmasına neden olabilecek bir çok yere bu virüsü bulaştırabiliyor.

Yani corona ile senin geçirmiş olduğun influenza'nın kesiştiği tek nokta ikisininde belirtileri arasında yüksek ateş görülmesi. Bir cümlen var "Hastalara yine aynı tedaviler uygulanıyor, 7-10 gün içerisinde iyileşiyor insanlar" bu cümlenin yaşadığımız duruma örnek olabilmesi için bu hastalığın dünya üzerinde ilk defa geçen sene görülmüş olması "influenza" ve Mersin'den dünyaya corona gibi yayılmış olması gerekirdi. Buda yaşamış olduğun "influenza" hastalığına yine dünyanın bağışık olmadığını ve bulaşıcılık oranının yüksek olduğunu temsil ederdi. Bu durumda yine o yayılımda yaşlılar ve kronik rahatsızlar için sorun olacağından hastalık pandemi ilan edilirdi ve yine aynı panik havası oluşurdu. Ama bunlar gerçekleşmedi neden? Senin geçen sene geçirmiş olduğun hastalığa çoğu insan belkide bağışık ve tedavi yönemleri ile beraber ilaçlar o hastalık için daha etkili.

İki hastalığın kısmen tedavi süreci ve bazı semptomları aynı olabilir fakat hem hastalıkların hem olayların uzaktan yakından alakası yoktur çünkü bulaşıcılık oranları aynı değil ve yeni tip corona virüsüne bağışık değiliz. Bu yüzden de insanların durumu ciddiye alıp evde oturması gerekiyor, artık öksürüp tribe mi girerler panik mi yaparlar onu bilemem birilerinin ölmesindense birilerinin tribe girmesi iyidir. Buna zorundayız, insanların bu durumu ciddiye almayıp dışarı gezdiği her saniye hiç tanımadığı başka kişilerin canını tehlikeye atması anlamına geliyor.

Dünya'ya, ülkesine, yurttaşlarına, yaşama, canlılara, insanlara biraz değer veren zaten durumu ciddiye alır ve evinde oturur.

Bunuda oturup bu kadar uzun uzadıya ne diye yazdım ben? Sebebi basit, bu konu ile alakalı temel bilgileri anlatabileceğim her fırsatı değerlendiriyorum ki okuyanlar arasında belki bunları bilmeyen daha az bilgi sahibi olan bir arkadaş vardırda bir faydası dokunur diye.

Yani öyle ciddiye alıpta uzun uzadıya benim gibi bir cevap yazmana hiç gerek yok.

İyi sabahlar.