Adil olmayan hayat değil doğa.
Canlılar kısıtlı kaynaklardan daha fazla pay kapmak için mücadele ediyorlar.
Hiç belgesel izler misiniz? Hasta, zayıf, güçsüz canlılar yem olurlar.
Bir kurt hasta oldu mu sürüsü onu terkeder, kendi başına yapa yalnız ölür.
Yumurtadan ilk çıkan civcivler diğer yumurtaları yuvadan atar, ya da cılız kalan civcivi gagalayarak yemek yemesine engel olurlar.
Çünkü her canlı kendi canlılığını üst düzeyde tutmak için kendine daha fazla kaynak ayırıyor.
Göbeğin var mı? Mesela benim göbeğim var.
Çünkü vücudum Afrikadaki açları düşünmeden bana bir iştah veriyor ve yediklerimi depoluyor.
Yani bu adaletsizlik son derece normal.
O maske satan adam da yaşadığı hayatı sonuna kadar hakediyor.
Çünkü böyle milyonlarca adam var ama bunlar hiç seslerini çıkarmıyorlar, devlete, sisteme, siyasete isyan etmiyorlar.
O yüzden onların haklarını çalanlar huzur içinde uyuyabiliyorlar.
Sığırlar bir araya toplanır ve aslanların sürünün iç kısımlarında kalan yaşlı ve zayıfları avlamasına izin vermezler.
Ya da bir aslanın yarısından küçük olan sırtlanlar toplanıp organize olurlarsa koca erkek aslan ve sürüsü arkasına bakmadan kaçar.
Yani güçsüzler, zayıflar toplu hareket edip organize olmadıkları sürece güçsüz kalmaya ve kaynaklardan az pay almaya mahkumdur.
Bu fakirler, fakirliğe organize şekilde isyan edip tepki göstermediği sürece fakir kalmayı sonuna kadar hakediyorlar demektir.